- Kategori
- Haber
"Veto ediyorum; çünkü..." diyor!

Beklenen oldu… Cumhurbaşkanı Sayın Ahmet Necdet Sezer, Anayasa değişikliği paketini "veto" etti ve TBMM Başkanlığı'na geri gönderdi…
Beklenen bir başka şey de Cumhurbaşkanı’nın "veto" gerekçeleri hiçbir şekilde dikkate alınmadan ve hatta "okunmaya bir gerek duyulmadan" anılan yasanın en çabuk bir şekilde yeniden oylanıp, mümkün olan en yüksek oyu da alması sağlanarak tekrar Cumhurbaşkanlığı makamına onay için geri gönderilmesidir.
Tabii onun arkasından da olacak şey yine belli…
Cumhurbaşkanı bu kez "Anayasa değişikliği paketi"ni onaylarken aynı zamanda yetkisi dahilinde "halkoyuna" sunacak olmasıdır.
Cumhurbaşkanı’nın "veto" gerekçesi, benim bilgisayarımda hiç aralıksız satırlarla ve on punto harflerle altı adet A4 sayfası tutuyor.
Dili, çok açık ve sade…
Gerekçeler, hem yasa açısından hem de "sistemin değişmesi" yönünden ortaya konuluyor. Ayrıca yasa açısından incelenirken, yasanın bu hali ile çıkmasının, beraberinde çıkarılması gereken yasaların da çıkarılmamış olmasının "karmaşa" yaratacağı da vurgulanıyor.
İşin özünde diyor ki Cumhurbaşkanı: "Ben cumhurun başkanı olarak bu yasayı yetkim dahilinde veto ediyorum, çünkü zamanlaması yanlış. İçeriği eksik. Bir daha getirecek olursanız, bilesiniz ki onu da halkoylamasına götüreceğim…"
Hiç kimsenin, cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesine karşı çıktığı filan yok. Ama iktidar partisi bunu ortaya karşı çıkılıyor, cumhura başkanı seçtirilmiyor, " propagandası ile duyuruluyor…
Bir defa bu yanlış… Yanlışın da ötesinde "aldatmaca"dır…
Görüyorsunuz ki mevcut anayasada cumhurbaşkanlığı seçimi gibi önemli bir konu, yeterince açık olmadığı için neler çekiyoruz. O halde sistemi kökünden değiştirmeyi gerektirecek böyle bir değişikliği neden iki arada bir derede getiriyorsunuz?
Bu bana mantıklı gelmiyor, doğru da gelmiyor.
Bir başka doğru olmayan da seçim sürecine girmiş ve yasal olarak devam etse de, yetkisi tartışılacak bir meclise bunu yatırmak…
Önümüzdeki seçimden güçlü bir iktidar olarak çıkacağını vurgulayan Recep Tayyib Erdoğan'ın bu yasa üzerinde ısrarla durmasının altında yatan gerçek neden ne ola ki?
Esas irdelenmesi gereken konu, bence budur.
Ortaya konulacak ve adı yeni olacak sisteminde de "Yasama, yürütme ve yargı" gücünün birbirinden bağımsız olması zorunludur.
Bu üçlü, hem birlikte hem de birbirini denetler biçimde çalışması gerekir. Aksi taktirde sistemin adı "Demokratik parlamenter sistem" olmaktan çıkar ve adını ne koyarsanız o olur…
Eğer amaç, "Demokratik parlamenter sistem"den çıkmaktan yanaysanız, zaten onun cevabını ve olurunu "Millet" verecektir.