- Kategori
- TV Programları
'Vikinlerg'den ne öğreniyorum?

Kademe kademe gideceğim:
(20.03.2015 seyri bazında yazıldı.)
Bir:
Ne halt yedikleri kimsenin gözüne batmıyor:
Bugüne kadar dizinin siyasal savlarından bana bahsedene raslamadım henüz ama çok güçlü siyasal savları var.
Diyeceklerini epeyi dolaylı söylüyorlar. O yöntemin kulak gösterme biçimini kapana kadar, şimdilik bana da aşina olmayan bir üslup bu.
İki:
Yeniden yorumlamalar:
‘Viking Çağı’nı yeniden yorumluyorlar.
Barbarlığı yeniden yorumluyorlar.
Dini yeniden yorumluyorlar ki ateizmin (şamanizm üzerinden) yeniden yorumu da demek olacak bu. (Çok parça parça izlediğim için, ana öykü akışını kaçırdım ve/ya hüz yakalayamadım şu anda, ileride kapacağım trüğü.)
Ölümü yeniden yorumluyorlar.
Animizmi / şamanizmi yeniden yorumluyolar.
Köle-kral diyalektiğini / poliyalektiğini yeniden yorumluyorlar.
Dinsel emperyalizmi, hem proto-Haçlı Seferi’ni, hem cihadı, yeniden yorumluyorlar.
Metin yazarları çok güçlü.
Görüntü oluşturucuları çok zayıf.
Müzikler, meta-musiki aday-adayı ki bu konuyu sonradan yazmam gerekli.
‘Roma - Viking - Şarlman (ve onun üzerinden engizisyon-rönesans diyalektiğini)’ meta-triyalektiğini çok çok acaip bir biçimde tanımlıyorlar. Çok çok yeni (belki 2012 gibi) tanımlanmış olan, proto/premature-rönesans olan / sayılan Şarlman’ı ve onun döneminin kültürünü yorumlamaya, neo-artı-değer bir aşırı-yorum getirmişler.
Nordikler’e (Norseman) ilişkin, şimdiye dek gördüğüm en güçlü ‘hommage’ ve saygı duruşu bu.