- Kategori
- Siyaset
“Yalnız ve güzel ülkem”

Üç maymunun hikâyesi değil anlatacaklarım. Bu sefer beş maymun var karşımızda.
Kafese beş maymun koyarlar. Ortaya da bir merdiven konur ve tepesine iple bir kangal muz asılır. Her bir maymun merdivenleri çıkarak muzlara ulaşmak istediğinde, dışarıdan üzerine soğuk su sıkılır.
Her bir maymun aynı denemeyi yapar, buz gibi soğuk suyla ıslatılır. Bütün maymunlar bu denemeler sonunda sırılsıklam ıslanırlar. Bir süre sonra muzlara doğru hareketleneni diğer maymunlar engellemeye başlar.
Su kapatılıp maymunlardan biri dışarı alınır, yerine yeni bir maymun konulur. İlk yaptığı iş, koşup muzlara ulaşmak için merdivene tırmanmak olur. Fakat diğer dört maymun buna izin vermez ve yeni maymunu bir de döverler.
Daha sonra ıslanmış maymunlardan biri daha yeni bir maymunla değiştirilir. Ve o da merdivene ilk yaptığı atakta dayak yer.
Bu maymunu en şiddetli ve istekli döven de biraz önce diğerleri tarafından engellenen ve ilk dayağı yiyen birinci yeni maymundur. Islak maymunlardan üçüncüsü de değiştirilir. Bu da ilk atağında diğerleri tarafından cezalandırılır. Diğer dört maymundan yeni gelen ikisinin en yeni gelen maymunu niye dövdükleri konusunda hiç bir fikirleri yoktur ama en iştahlı dövenler de onlardır.
Sonra en baştaki ıslanan maymunların dördüncü ve beşincisi de yenileriyle değiştirilir.
Ama tepelerinde o bir kangal muz hala asılı olduğu halde artık hiçbiri merdivene yaklaşmamaktadır.
Uzun zaman önce okumuştum bu deneyi. Bu akşam haberleri izlerken yeniden aklıma geldi. İzlediğim haber bültenleri, okuduğum gazete ve köşe yazıları, ne varsa hepsi aynı; şiddet, öfke, kan… Birbirinden nefret eden, öfkesi gün geçtikçe artan, dövüşen ve öldürenler. Bunları önlemek, yatıştırmak yerine gizli gizli destekleyen ve hatta körükleyen medya ve siyasiler…
Böyle gelmiş böyle mi gidecek “yalnız ve güzel ülkem”?
Birbirimizi dövmekten -hatta öldürmekten- vazgeçip, tavanda asılı olan bir parça barışa uzanamayacak mıyız hiç?