​ “Yeniden yargılanma” dendi mi, kim, neyden, niye korkuyor? / Futbol / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Mayıs '14

 
Kategori
Futbol
 

“Yeniden yargılanma” dendi mi, kim, neyden, niye korkuyor?

“Yeniden yargılanma” dendi mi, kim, neyden, niye korkuyor?
 

Ne olacak ...... ?

Cümleye böyle bir soruyla başlandı mı, devamında, genellikle “memleketin hali” akla gelir. Söz, bireysel düzeyde söylenecekse, “memleketin” yerine seç seçebildiğini...

Sözkonusu futbolsa, Süper Lig’de gelecek sezonun hesapları yapıldığına göre, ilk akla gelecek olan nedir?

Kuşkusuz, futbolcu transferleri!..

Ama futbolun gündeminde, adına “şike” denen davanın seyri, Süper Lig’de ikinci olanın gözünü diktiği, Şampiyonlar Ligi’ne doğrudan katılma hakkı, olmalı.

“Şike” denen o “şey”,  sonuçlandı, bitti artık, başka konulara bakalım gibisinden denmeye başlandığı an, bir de bakıyorsunuz bitmemiş. Bu gidişle biteceği ya da nasıl gelişeceği anlaşılmıyor, ama kimilerinin uykularının nasıl kaçtığı anlaşılıyor.

“Şike” denen o “şey”, “faili meçhul”ler gibi, öylesine kalır mı acaba?

*****

Yeniden yargılanma dendi mi...

... kimilerinin kalbi duracak gibi oluyor!. 

(Filmlerde olduğu gibi.. Hani, ter basar, gömleğinin yakasına yırtarcasına sarılma, bazen “küt” diye oturduğu yerden düşme olur ya, öyle olmalı!..)

Niye?

Her şey bitti, yolun sonuna gelindi, bilinenler “aşikar“ oldu.

Mahkeme kararı değişmezmiş, deniyor!

Oysa...

“Özel” ve “yetkili” sıfatı taşıyan polisinden savcısına, yargıcına... mahkemesine uzanan bir çizgide, ÖYM’nin verdiği, daha sonra onan kararları, “yok” hükmünde olmalıdır. Çünkü adına “özel” ve “yetkili” sıfatı bulunan mahkemelerin verdiği kararlar, ya aklayıp paklamaya ya da haklamaya yöneliktir. Bunu söylemek ya da bunun böyle olduğunu anlamak için hukukçu mukukçu olmaya gerek yok. Mantık, “özel" ve “yetkili” sözcüklerin anlamı, uygulamada işlevi, bunu anlatmaya yeter de artar.

Mahkeme kararları hep doğruysa, yıllar sonra, kimi davaların yeniden görüşülmesi niye?

Suç varsa, cezası da vardır. Ama bazen “yaratılan suç”un cezası oluyor.

******

Korku, korkmak!..

Bin türlüsü var.

Futbolda en büyük korku, “yeniden yargılanma” olasılığı... Bu olasılık, kimilerinin uykusunu kaçırıyor olmalı ki, gündeme geldiği zaman, “Olamaz” diyenler, ortaya çıkıyor hemen.

Niyeymiş?

Mahkeme kararı değişmezmiş!

Dahası?

Hukuk karar vermiş, UEFA vermiş, CAS vermiş.

Daha ileri gidenler, sözgelimi eski başkanlardan Sadri Şener, Tanrı’nın bile karar verdiğine hükmediyor!

Yani!

Tanrı da, “şike” var, diyor!

Tanrı, akıl fikir versin!..

*****

Yeniden yargılanma dendi mi, “Olamaz” diye tepki gösterenler, verilen kararların yerindeliğine, suçlamaların doğruluğuna inanıyorsalar, denecek belli:

Buyrun, boyunuzun ölçüsünü bir daha alın!.

Denemez, çünkü “ölçü” alacak olan ÖYM’ler yok!..

Yeniden yargılanma isteyenler, “adil yargılanma” olsun diyorlar.

“Asker bavulu” gibi düşecek bir soru:

Yeniden yargılanmadan kimler korkar?

Yanıt, Fenerbahçe’nin açıklamasında yer alan şu satırlarda olabilir mi?

“2009'da yapılması planlanan, şampiyonluğu kaybettiğimiz son maç ile ertelenerek 2011'de hayata geçirilen operasyona dair tüm gerçeklerin ortaya çıkacağının korkusudur. Bu korkuları haklı ve yerindedir.”

3 Temmuz, olmayabilir miydi?

Onun yanıtı da, savcı Berk’in sözlerini içeren, Aziz Yıldırım’ın karardan önceki şu sorusunun içinde:

“Sayın savcı Mehmet Berk, bana ve avukatlarıma, Sivas’ta Fenerbahçe Spor Kulübü şampiyon olmasaydı bu davayı açmayacaklarını söyleyerek bizlere ne anlatmış olabilir?

*****

Futbolda, havalar ısınıyor!

Breziya’da ise hava ısınmanın ötesinde...

(12 Haziran’da başlayacak Dünya Kupası’na tepkiler, saldırıya dönüştü. Göstericiler, kendi oyuncularını taşıyan otobüsün önünü keserek sopa ve tekmelerle otobüse saldırdı.

Niye?

Ekonomik kriz varken Dünya Kupası’na milyarlarca dolar akıtılmasına karşı çıkılıyor.)


Duyduk ki, Fenerbahçe, Avrupa yasağı konusunda İsviçre Federal Mahkemesi’ne başvurmuş!

Bakalım, neler göreceğiz?

Her göreceğimiz, birilerini sevindirir, birilerini üzer. Çünkü doğa, “zıtlıklar” üzerine kuruludur; yoksa “denge” nasıl sağlanacak?

Doğa yasalarına göre “güçlüler” ayakta kalır.

Hukuk, doğa yasaları gibi olur, okunursa...

Son söz:

Gerçeklerin bir gün ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır, derler.

 

http://www.facebook.com/turgutcelik

https://twitter.com/#!/turgutcelik

turgutce@yandex.com

 
Toplam blog
: 2458
: 2418
Kayıt tarihi
: 10.11.08
 
 

24 Kasım 1944'te İspir'de doğdum. Ankara Kurtuluş Lisesi'ni, Dil ve Tarih - Coğrafya Fakültesi Tü..