- Kategori
- Deneme
…Yıldızlar…

yıldızlar
Yıldızlar. Fezanın derinliklerine nakşedilmiş hüzün kırıntıları gibi. Gecenin en karanlığında nüfuz eder ruhumuza. Seyrettikçe sevdasına daha da tutuluruz. Şizofren bir çığlık olurlar kimi zaman ve haykırırlar yeryüzüne. Azat edin bizleri yüreklerinizden. Sizin yüreklerinize işlenmedikten sonra bir anlamımız yok, biz yüreklerinizin turisti değil seyyahı olmak istiyoruz. Ancak o zaman anlamımız tamamlanır. Ya anlamımızı verin ya da bizi azat edin.
Kimi zaman suskun olurlar semanın kandilleri yıldızlar. Ne bir neş'e ne bir hüzün bulamazsınız onlarda. Sadece susarlar. İlham perilerinin mutsuzluğudur bu suskunluğun nedeni. Perinin bir gözyaşıyla bir yıldız kayar semadan. Gözlerdeki, gönüllerdeki ilhamı alarak. Perinin bir gözyaşı dünyaya milyonlarca yağmur damlası olarak düşer ve bu gözyaşlarından insanlar kaçar. Kaçar çünkü gözyaşının her düştüğü yerde aşk çiçekleri açar. Bahar getirir gözyaşları ruhlara. Ama taşlaşmış kalplerini, körelmiş ruhlarını vaftiz etmeye cesareti kalmamıştır biçarelerin. Bir perinin tek damla gözyaşı sellere dönüşür kimi zaman. Alıp götürmük için dünyadaki bütün kötülükleri. Geriye kar beyazı umutları ve tertemiz aşkları bırakmak için. Perinin ölümüdür kimi zaman siyah semayı terketmesi bir yıldızın. Süzülerek kayması bilinmezliğe. Sevgili perim... Yıldızlara seyahat et. Hüzne kapı arala her gece ve izini süreyim saatlerce. Ardın sıra sürüklenerek sonsuzluğa sen olayım. Dökeyim mısralarıma anlamını...