​ “Zamlar için yürüyün!” / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Ekim '12

 
Kategori
Güncel
 

“Zamlar için yürüyün!”

Ciddi bir yürüyüş oldu, “Hayvanlar ölmesin!” diye bas bas üstüne basıldı; haber yapan gazetelerin com.tr sayfalarına yüzlerce yorum düştü.

Bu yorumların, bana göre, en göze batanları şuydu: “Zamlar için yürüselerdi!” ve “Şehitler için yürüselerdi!” keşke!...

Güzel kardeşim; “Hayvan” olmasıydı özne, o yürüyüşten kaç yüz tutuklu çıkardı, bilmez misin?

“Bilmem ne terör örgütü” ile bağlantı kurulmaz, yaka-paça içeri tıkılmazlar mıydı?

“Hayvan” ile “Terör örgütü” arasında bir bağlantı, şu an itibariyle, bulunmamaktadır; gelecek ne gösterir, bilinmez!

******

Şimdi; güzel kardeşim, oturduğun yerden ahkam kesmek kolay desem sana; alınırsın!

Biraz zorlasam hem gücenir, hem de bahanelerini sıralarsın…

Sahi; neyi protesto ettin en son, mesela?

******

Üniversite öğrencileri harçları protesto etti, misal, altı-üstü istedikleri devlet üniversitelerinde okurken belleri bükülmesin; ailelerine fazlaca yük olmasınlar diye…

“Okuyup da bu ülkeye katkı sağlayacağız, ülke adına devlet de azıcık arkamızda dursun!” dediler…

Ne oldu, güzel kardeşim?

Böyle basit, böyle anlaşılır protestolar karşılığında kaç gencin hayatının söndüğünü bilmiyorsan eğer, bir zahmet Google Amca’ya sor, patır-patır sana detayları döker!

******

Üzerinden zaman geçip de, AKP harçlar için “Müthiş” bir bağış yaptığını açıkladığında alkış sesleri yükselirken hayatı sönenler için ne gibi bir “Özür Borcu” olduğu, alkış sesleri arasında, duyulamadı gitti!

Yani; bir konuya parmak basanlar içeri atıldılar, bir zaman sonra parsayı toplamak için icraat yapanlar alkış aldılar da…

Garipler, fikirleri kullanıldı, yine de dışarı çıkamadılar ya!...

******

Haa, bu arada, öyle reklamlara falan kanmayınız: İkinci öğrenim için öyle bir harç indirimi falan yok!

******

Şimdi, güzel kardeşim; “Gel” desem, “Zamları Protesto” edelim desem; mesela bilmem ne gün bilmem ne yerde desem: Gelir misin?

Ha?

İşte bana bunu söyle!

******

Kıvırtmadan, harbiden!

Gelir misin?

******

Affedersiniz ama durup-düşünenler için şunu diyebilir: Sıkar biraz!

******

Hal böyle olunca, ne diye insanlar durduk yerde ahkam kesmeyi severler?

Bu; toplumsal bir olgudur: Genellikle oryantal toplumlarda görülür. Şöyle ki; “Hep bir kurtarıcı beklemektedir!”, ve oturduğu yerden eleştirerek, genellikle kahveler falan, yalnızca söylenip durur!

Söylendikleri pek de yanlış değildir, çoğu kez, lakin “Tavşan boku” gibidirler; ne akarlar ne kokarlar!

Nedeni de “Bireysel” olmayı bilememeklerindendir, birey olmaktan korkarlar toplumsal platformlarda; bireysellikleri ikili ilişkilerinde saklıdır; o yüzden döverler, söverler ya!

******

Bireyliğini bilemeyen insanlar her an korku içerisindedir; ne korkusu derseniz?

Ne biçim bir kız yetiştirmişim, boyun devrile oğlan, seni doğuracağıma taş doğursaymışım, ölsem de kabrime gelme lan…

Bunları duya duya yetişen insanlardan ne kendilerine, ne ailelerine, ne de topluma yarar gelir!

Bireyselliğini bilemeyen, var olmasının nedeninin gerçeğine varamayan her bir kişinin, maalesef, “Koyun” diye adlandırılması boşuna değildir!

O yüzden on üçünde kızını evlendirirler on beşindeki delikanlıyla…

******

Şimdi; diyeyim ki güzel kardeşim, zamlar için yürüyelim!

Yürümeye hazırım!

Kaç kişi oluruz?

Sahi?

???

 

http://twitter.com/Gulgunkaraoglu

gulgun_2006@hotmail.com

 
Toplam blog
: 1269
: 1343
Kayıt tarihi
: 18.09.07
 
 

İzmir, 1963 doğumluyum. Dokuz Eylül Üniversitesi İngilizce bölümü mezunuyum ve özel bir şirkette ..