Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Kasım '14

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
215
 

10 Kasım

10 Kasım
 

Mustafa Kemal Atatürk’ün 76. ölüm yıldönümünü yaşıyoruz. O’nu bir kez daha sevgi ve saygı ile anıyoruz. Bizim çocukluğumuzda 10 Kasım ulusal yas günü idi. 1988 yılından beri 1o Kasım’ı yas günü değil, anma günü olarak geçirmeye başladık. İyi de oldu.

Bizim okul çağlarımızda ne yazık ki Mustafa Kemal Atatürk gereği gibi okutulmadı, öğretilmedi. Kargaları kovalaması, Kemal ismini nasıl aldığı gibi magazinsel bilgilerle geçti ilkokul yıllarımız. Sanırım hala benzeri durum devam ediyor. Üniversite yıllarında Kurtuluş savaşımızı, Cumhuriyet devrimlerini okuduk. İşte o yıllarda tanımaya başladım, Atatürk’ü tanımaya.  Sonraki yıllarda gariptir, bir Türk yazarından değil de, Amerikalı bir gazeteci, yazar Lord Kinross’un kitabından tanımaya çalıştım Atatürk’ü. Ve sonraları hepimizin saygı ile andığı Turgut Özakman’ın kitapları geldi. Atatürk’ü, Atatürkçülüğü, okudukça öğrendikçe sevdik. Bu ülkenin nerelerden geçip bugünlere nasıl geldiğini öğrendik. Kurtuluş savaşının 1923 öncesi ve sonrası olmak üzere iki bölüme ayrıldığını, ikinci bölümün hale devam ettiğini öğrendik.

Kötü ev sahibi, kiracıyı ev sahibi yaparmış diye bir söz vardır. 2000 li yıllarda Atatürk ve kurduğu cumhuriyetimize yapılan eylemler ( burada tek tek saymaya gerek duymuyorum) yıllar ilerledikçe bizleri, gençleri, bütün Atatürk düşkünlerini daha çok kenetlendirdi. Atatürkçülük sevgisi kat kat arttı. Geçmişte görülmeyen 1o Kasım’ları yaşar olduk. Anıt Kabir’de ziyaretçi rekorları kırılmaya başlandı. Birçok şehrimizde geniş katılımlı, yürekten anma törenleri düzenleniyor.

Batı emperyalizminin Anadolu için düşündüğü Sevr ruhunu ve oyununu bozan Atatürk’ü günümüzde yıkmak isteyen aynı anlayışa karşı bu coşku düşündürücüdür. Geçen gün sosyal medyada şu mesajı paylaşmıştım :

“Lozan'da imzayı istemeye istemeye atan batı emperyalizmi, bir gün sevr ruhuna kavuşacaklarını, Atatürk düşüncesini bitireceklerini, Anadoluyu istedikleri gibi parselleyeceklerini dile getirmişlerdi. Plan devam ediyor, bizim elimizdeki tek silah Atatürkçülük hala bitirilemedi. Son on yılda yaşananlara bakınca yarın ne olur inanın bilemiyorum. Anadolu ve Trakya halkı bağımsızlığı ile ilgili kararını verecek.”

Yaşadığımız coşku beni ve benim gibileri umutlandırıyor.

Atatürkçü olmak, bu topraklarda yaşayan her birey için şanstır, kıymeti bilinmesi dileği ile...

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 487
Toplam yorum
: 258
Toplam mesaj
: 20
Ort. okunma sayısı
: 1673
Kayıt tarihi
: 01.04.07
 
 

1965 İstanbul doğumluyum. İTÜ Elektrik mühendisliğinden mezun oldum. Özel sektörde Kalite Bölümünde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster