100+1. blog / Blog / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Temmuz '08

 
Kategori
Blog
 

100+1. blog

100+1. blog
 

Halil ağaya İlkokul diploması lazım olmuş. Ne yapsın? Hemen dışarıdan bitirme sınavlarına katılmış. Sınav günü kara tahtanın başına almışlar ağayı. Sormuşlar; “Sınıfın camını Ali kırdı” cümlesinin öğelerini bul bakalım? Ağa bir sınav heyetine bakmış, bir kara tahtaya bakıp boynunu bükmüş.
-Hocam Allah o Ali’nin belasını versin? Aha camın parasını ben veriyim, gerisi size kalmış…

…Adettendir. Bu yazının başlığı "100. blog" olmalıydı. Ama son iki yazımda farklı şekilde de olsa "100 numarayı" sık sık kullandığımdan, artık deşifre olduğunu düşündüm. Fena mı oldu? Hayır! Bakın işte "101. blog" böyle doğdu!

Yaz sıcağında kışı çok özledim,
Üç ay oldu yol gözlerim,
İster inanın ister inanmayın,
Hakikattir bu sözlerim.

…Son aylarda ortalama performans haftada sadece bire düştü… Az mı dediniz? Yok, canım neresi az? Esas korkum Ağustos'ta ayda sadece bire düşerse diyedir! Bizim tekaüt grubu için gayet normal bir çalışma temposu. Hele hele bu çöl sıcağında yapış yapış bir ten, beyninizin arkaya aktığını hissettiğiniz rehavet basmış bir kafa ve harekete geçmeniz için traktör bekleyen öküz arabası gibi hantal bir gövde ile canınızın bir şey çekmesi mümkün mü?

…Kısıtlı vaktimizin çoğunu ayırdığımız halde ancak haftada bir blog çıkarabilmekte başarı aslında. Daha fazlasını ve hatta günde bir veya birkaç tane çıkaran arkadaşları da kutlarım ayrıca. Bizim emme basma tulumbada bir arızamı var, akım mı düşük ne? Ikına sıkına haftada sadece bir…

...Çok geniş bir yelpazede yazdığımız için konu sıkıntımız yok. Ancak, basit gibi görünse de önce kararlı ve seçici olmak gerekiyor. Kişisel olarak: Aklımdan geçeni yazıya dökmeden önce, dozunu iyi ayarlamaya ve kıvamına geldiğini hissettiğim anda yumulmaya çalışıyorum. Tabi detaylarla boğmadan, Sivas lavacı gibi uzatmadan!

…Bu benim 101. bloğum. İstesem belki de iki ayda bu sayıya ulaşmam mümkün olurdu. Ancak önce kendimi tatmin etmeliydim. Her seferinde sindire sindire okuyabilmeliydim yazdıklarımı. Başkalarının deneyimlerinden dersler çıkarıp, her geçen gün daha renkli ve daha sıcak deneyimleri paylaşmak, insan ilişkilerini sıcak tutmak ve bu hoşlukları da Milliyet Blogda paylaşmalıydım.

…Biz neyiz ki? Bu deryada bir damlayız. Ne haddimize insanlara yol göstermek, akıl vermek, yönlendirmek vs… Olsa olsa topluma Atatürk gibi, cumhuriyet gibi, laiklik gibi bazı vazgeçilmezleri hatırlatmak, yeri geldiğinde güldürebilmek hatta ağlatabilmek ve de eleştiri hakkını kullanarak beraberce düşünmeyi, birlikte paylaşmayı öne çıkarmaktır ahdimiz. Doğrusu, yüzde olarak ne kadarını başarmışım bilemiyorum ama siz dostlarımın düşüncelerine saygı duyarak ta diyorum ki; eh, babamın adı Malik, elime sağlık!

…Kıssadan hisse: Sevgili dostlar; hiçbir kimseden hiçbir beklentim olmadı şimdiye kadar. Kendi yağımla kavrulmayı, kuzu kavurması kadar özel tutarım! Ne bir övgü ne de bir terfi beklentisi içindeyim. Hakketmediğim bir diploma, sertifika, berat, plaket zaten istemem. Ara sıra bir selamınız düşerse sayfamıza, o gün bayram gelir hanemize… Umarım kimseyi kırmamışımdır. Kırmadığım potların ve gafların faturasınıda ödemem bilesiniz…

…Saygı ve sevgilerimle…

 
Toplam blog
: 156
: 5679
Kayıt tarihi
: 05.11.06
 
 

Söz konusu Atatürk ve Laik Cumhuriyet ise; asla tarafsız olamam! Ben; İş ve özel hayatımda Cumhur..