​ 13 sayısı yokmuş, yeni öğrendim. / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Aralık '12

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

13 sayısı yokmuş, yeni öğrendim.

13 sayısı yokmuş, yeni öğrendim.
 

Resim Geveze/Facebook alıntı; Muhteşem bir reklam taktiği; bravo yani, dükkan sahibi işini biliyor.


Bana sakın “Günaydın Ablacığım; sen yeni mi uyandın?”  Falan demeyin, külahları değişiriz çünkü saymasını bilirim.

Doğanın kusursuz olduğunu da…

Bittabi; Âdem ve Havva’nın zürriyetinin dışında…

***

…Yok, ablacığım uçaklarda 13 Numaralı koltuk yok!

…Nasıl olur bilader( birader sözcüğünün konuşma dilinde, peltek hâli)

…Yolcunun moralini bozmamak adına; 13 Numaralı koltuğu; görünmez kılma sanatı…

…Aç bakem şu sanat dalının AÇILIMINI hoplayan yüreğime su serpilsin.

…Açmak mı? Örtmek mi? Hangisi daha basit ama sen sen olduğun için açıyorum. Şöyle ki; on üçü önce ikiye bölerler…

…Git işine bilader, on üç ikiye bölünmez.

…Uçaklarda bölünür. On üçün yarısı 12 numaralı koltuğa diğer yarısı da 14 numaralı koltuğa paylaştırılır.

…Vah vah eyvah; şu vicdana bak hele; 12 ve 14 Numaralı koltuklarda gizlenen 13 yazıklar olsun sana…

…13 Uğursuz olabilir ama günahsız, bölenin hiç mi suçu yok ablacığım.

Bir saattir, yüzüne bakmadan sohbet ettiğim gencin; yüzünü merak ettim. Bir saatlik zaman zarfında gözümü uslu cins köpeğinden ayırmamıştım. (Benim tüylü kızlar: Dişlerini göstererek ihtar üstüne ihtar çekiyorlardı)

Nano ve Orti’nin kıskançlık kriziyle fevri bir davranış sergilemesinden endişeleniyordum.

…Bölenin suçu olmaz mı var tabii ki; ama ben bölenden ziyade, adı uğursuza çıkmışa odaklandığım için on üçe veryansın ediyorum.

…Sen de haklısın ablacığım; insanoğlu genelde sonuca ilgi duyuyor; neden böyle bir skorla karşı karşıya geldiğimiz meselesini irdelemek; enerji gerektirir; enerji hele pozitif olanı, neredeyse karaborsa…

Yollarımız ayrılırken, ardından bakakaldım. Kendinden emin, cins köpeği dingin, uyumlu ikili alaca karanlıkta mahalleye doğru kuyruklu yıldız misali kaydılar.

On üç sayısının ayyuka çıkmış adına; bir de ben şaplak attığım için az buçuk hüzünlendim. Bir başka kurban aradım, tek başına uğursuz olmasın, eşsiz kalmasın diyerek kafamı dört sayısına taktım.

4: Bölgesel ve yöresel adı uğursuza çıkmış, ikiye bölündüğü gibi kendine de bölünene başladım sataşmaya…

“N’aber dört dörtlük? Uzakdoğu bilhassa Çin: Senden fersah fersah kaçıyor; otellerinde motellerinde 4 Numaralı süit veya oda bulunmuyor söyle bakimm sen ne nane yedin geçmişinde?”

Tık yok; dört dörtlük yukardan bakmıyor ama besbelli acıyor insanların ipe sapa gelmez hallerine; dört dörtlük; dört dörtlük ya; sukutunu kendine yakışır bir şekilde bozuyor. Başlıyor beni ve mensup olduğum türü ılık ılık ütülemeye.

“Her bir şeyi allak bullak eden Havva’nın bilmem kaçıncı torunu kulak ver hele; içiniz dışınız karmakarışık. Birbirinize hitaplarınızı yaz sırayla alt alta; geç karşısına bir seyret.

Ayı oğlu ayı! Hangi insanoğlu ayı kadar güçlü ve becerikli? Bir kez olsun insan türünü taklit etmiş mi? Çıtır çıtır yemiş belki; inine pösteki etmiş mi?

Eşek olmak kolay mı sanıyorsun; çok çalışıp aza kanaat eder mi emmioğlu? Eşeklik yaptığını sananlar yanılırlar çünkü böyle bir yetenek henüz anasından doğmadı.

 

Birbirinize boş yere iltifat etmekten vazgeçin; önce türünüzü temsil etmeyi başarın.

 Kuşun beyni donanımlı; kendine yeter.

İnsanoğlu asla kuş beyinli olamaz. Komik duruma düşmeyin. Yarım kilodan fazla beyni olmasına rağmen kollarıyla çırpınarak uçan insan gördünüz mü?

 

Her bir şeye takarsınız; biraz da kendinize takın takıştırın.

Mesela tavşanınki ne kokar ne de bulaşır; ya sizinki?”

 

...Bizimkini soruyorsan; Çin’in aforoz ettiği gariban dört dörtlük; yediğimiz içtiğimizle ilgili.

 

30 Aralık 2012 /Pazar

Alev Meisel/ İzmir

2013 Sen ağlama, üstüne de alınma, gel bize salına salına.            

        

 

 
Toplam blog
: 584
: 853
Kayıt tarihi
: 01.03.07
 
 

Dinleyenin olmadığı yerde anlatmanın önemi! Nasıl YAZAN oldum. 'Yalnız doğar, yalnız göçer' eskile..