Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Ekim '08

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
562
 

15 Şehidin sorumlusu aranıyor...

Beceriksizliğe mazeret aranıyor...

Dünden bu yana, bütün televizyon kanallarını bugün sabahtan beri de hem televizyon kanallarını hem de yazılı basını izliyorum.

Hamasi manşetler atan gazeteler... Bayraklara sarılı şehit canazeleri... Cenaze başında ağlayan şehit anneleri, eşleri ve kucaktaki bebeler ve "şehitler ölmez, vatan bölünmez!" sloganları... Bunlar, otuz yıldır kimbilir kaç kez yaşadığımız ve bilmem kaç zaman sonra tekrar yaşamamız olası olan olaylar...

Bir önceki bloğumda, PKK olaylarının altında yatan gerçekleri açıklamaya çalıştım ama sanırım fazla dikkati çekmedi.

Bugün de, bu genel çerçeve içinde kendi beceriksizliğimizi dile getirmek istiyorum. Konuyu dağıtmamak için düşüncelerimi üç ana başlık altında toplamaya çalışacağım.

1. Karakolların yerleri :

Askerlikte, bir konu hakkında karar vermeden önce bir durum muhakemesi yapılır ve buna göre karar verilir, bildiğim kadarı ile...

Bildiğim kadarı ile, kurmay subay olmak için Harp Akademileri'ne giren kurmay adaylarına verilen ilk derslerdendir, "Durum Muhakemesi" yapmak.

Durum muhakemesinin, verilecek karara etki eden en başta gelen faktörler; "Düşmanın İmkan ve Kabiliyetlerı", "Hava Durumu" ve "Arazi Şartları"dır.

Bunlar incelendikten sonra, "Dost Durumu" yani "Kendi Durumumuz" incelenir.

Sonra kendi durumuz ile düşman durumu karşılaştırılır; düşman imkan ve kabiliyetleri sıralanır, karşısına "Kendi Hareket Tarzlarımız" konur ve bu hareket tarzlarımızın "faydalı" ve "zararlı" yanları belirlenerek karara varılır.

Şimdi Aktütün'deki karakolların yanlış yerlere konulduğu itiraf ediliyorsa, bu karakoların yerlerinin tespitinde kurmay subay görüşü alınmamış demektir. Çünkü yukarıda açıklamaya çalıştığım "Durum Muhakemesi" ve "Karar" sürecini daha Kara Harp Akademisi'nin henüz altı aylık öğrencisi bile kolaylıkla yapabilir.

2. Karakolların yerlerinin değiştirilmesinin maliyeti:

Karakolların yer değiştirilmesindeki arazi ve hava şartlarının engelleyici ve geciktirici yanını anlarım; ama bu yer değiştirmeyi "mali yetersizliğe" bağlamanın mantıksızlığını anlayamam.

Önceki Genelkurmay Başkanı için alınan bilmem kaç milyarlık makam aracını konu etmeye hiç gerek yok; bu açıklamayı yapan askeri kişinin altındaki makam aracının maliyeti bile, Aktütün'deki gibi dört karakolun yeniden inşasına yeter de artar bile.

Sanırım bir de çeşitli yardımlarla oluşturulmuş ve şu anda da varlığını sürdüren ve adı "Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendir Vakfı" olan bir vakıf var. Karakol yapımı, bu vakfın harcama kalemleri içinde yer alamaz mı?

Şayet zengin bir iş adamı olsaydım, hemen on karakol yapımı için Türk Silahlı Kuvvetler hesabına yeterli parayı yatırırıdım.

Ya da hep beraber, karakol yapımı için kampanya açalım.


3. Bu vatan, uğrunda kanlar döküldükçe mi vatandır?

Bu sabah, sabah programlarından birinde, bir aklı evvel şöyle diyor: "Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır... Eğer uğrunda ölen varsa bu topraklar vatandır"

Kurtuluş Savaşı'da verdiğimiz canlar, bu toprakları "vatan" yapmaya yetmedi mi? Daha ne kadar can vermemiz gerekiyor, bu toprakları "vatan" yapmak için?

Çözüm bulamıyorsun, öyleyse sür öne yaşamının baharını yaşayan gençleri... Sür ki, döktükleri kanla "bu toprakları vatan yapsınlar"... Sonra cenaze törenlerinde, "şehitler ölmez, vatan bölünmez" sloganları ile yeri göğü inlet...

Olmaz böyle şey...

cdenizkent

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kaz kümesini andıran karakol binasına filinta gibi gençleri tıkıp, herkesin bildiği adreste adeta teröristlere "gel gel" edilirse olacağı buydu demekki. Olduda zaten. Dikkatimi çeken bir şey var artık anneler babalar, "geride bir oğlum daha var, onuda feda ederim" demiyorlar. Sevgili arkadaşım, yazılarınızda resim kullanmayı deneseniz sizi tanıyan arkadaşlarınız daha kolay görecek. Yinede siz bilirsiniz. Sevgilerimle..

gülriz 
 12.10.2008 13:34
Cevap :
Merhaba...Eğer konu hakkında radikal kararlar alınmaz ve uygulamaya geçilmezse, daha da kötüsü olabilir. Halk "ülke yöneticilerinin beceriksizliğini, biz evlatlarımızı kanı ile mi karşılayacağız" düşüncesine gelebilir. Bu da çok tehlikeli bir aşama olur.Artık bu işe, bir şekilde son verilmesi gerekir...Diğer konu, sayfama yakışıklı bir resmimi koymuşum yeterli olmuyor mu:)...Yaptığınız öneriyi diğer bazı arkadaşlar da yaptı.Bunuun için teşekkür ederim. Benim sayfam da böyle olsun..Teşekkürler ve selamlar.  13.10.2008 10:59
 

Her ne kadar 'Şehitler ölmez, vatan bölünmez' edebiyatı sürse de, artık halk bir evladının bile canını teröre kurban vermeyi istemiyor. Neden? Siz yazmışsınız cevabını, 30 küsur yıldır aynı teraneye rağmen sorun çözülmüyor. Bir taraftan PKK'yla savaşılıyor, diğer taraftan onu besleyen güçlerle dost politikaları izleniyor. Şehitler ölüyor, ardında eşlerini, minicik bebeklerini bırakıp gidiyor yıllardır... Sonuç? Değişen bir şey yok. Aksine bugün ABD'nin Ortadoğu çıkarları uğruna her zamankinden fazla bir Kürt devleti umudu aşılanıyor. Halk ABD'ye de AB'ye de güvenmiyor. Sonuç alınmayan bir kan sunağına kurban vermek istemiyor. Başbakan'ın da hoşuna gidiyor 'Şehitler ölmez' sloganları ama kendi oğlu askere gitmek yerine gemi alıyor. Elinize sağlık, sevgiler..

Prometeus 
 10.10.2008 10:08
Cevap :
Merhaba...Katkılarınıza ve düşüncelerinize tamamen katılıyorum. Bu konuda blog yazan bir arkadaşıma yazdığım yorumda aynen şöyle demiştim: "Meclis'ten bir babayiğit çıksın da meclise bir önerge vererek sorsun bakalım; bu otuz yıllık mücadelede hangi asker ve sivil bürokratın, politikacıların ve bunların emeklilerinin hatta bazı ünlü gazetecilerin birinci derecede yakınlarından kaç kişi askerliğini bu bölgede yapmış,yaralı ve şehit düşmüştür". Cenaze törenleri de dinselliğinin yanında şehit olmaya özendirici kurgularla yapılıyor. Mehmetçik, şehit oluyor ve cenazesi kaldırılıyor; bir bakıyorsunuz şehidin karısı ve iki yaşındaki oğlu asker elbisesi ile cenaze başında asker selamı ile şehidini selamlıyor. Bu acı içinde, kim ve na zaman bu giysileri hangi duygularla biçip dikiyor,anlamak mümkün değil. İğneyle uyuşturulmuş şehit babaları on evladım olsa şehit veririm diyor. Çünkü, şehitler ölmez vatan bölünmez...(!?) Selamlar.  10.10.2008 12:09
 

Ülkemizin önemli gelir kaynaklarını yabancılara peşkeş çekenlerin katliamlar umurlarında değil...Türk tarihi bu kadar pişkin,aymaz ve basiretsiz sorumluları birarada görmemişti...Batı'da, en ufak bir ülkede bu tiplerin çoktan külahları ellerine verilmişti...Vatandaşın suskunluğundan nemalanıyorlar...Hazineden geçinmeli ''Yan gelip yatan,çamura batanlar,buldumcuk evlatlarıyla sınır karakollarında sadece 3 saat piknik yapsalar'' belki akılları başlarına gelir...Saygılarımla...

Mesut Selek 
 07.10.2008 0:11
Cevap :
Merhaba Mesut Bey...Yazdıklarınız, konunun başka bir yönü ve de çok da önemli tabi. Ben,konunun biraz teknik yanına değinmiş ve beceriksizliğe aranan gülünç mazeretlere değinmek istemiştim. Bugünkü gazetelere bir göz attığımızda doğruları yazdığımı gördüm. Bu konudaki ilk bloğuma ve yarın yayına vermeyi düşündüğüm bir diğer bloğuma bir göz atmanızı öneririm. Millet olarak özelliğimiz, bu tip olaylar karşısında hemen duygusallığa kapılıp, gerçeklere gözlerimizi kapamak ve kulaklarımızı tıkamak; gerçekleri dile getirenleri de dinlememektir. Katkılarınız için teşekkür edrim. Selamlar.  07.10.2008 9:51
 

geçen gece Osman Pamukoğlu'nun demeci vardı SKY TV de adam avaz avaz bağırıyor karakolların kaldırılması lazım diye.. siz isterseniz tüm orduyu koyun yeri bilindikten sonra basılması çok kolay diyor !!

engindurgal 
 06.10.2008 19:33
Cevap :
Merhaba...Çok da doğru söylemiş. Bloğumda da belirttiğim gibi, karakolların yeri askeri bilgilerin ve kuralların dışında rastgele seçilmiş izlenimini veriyor. Ve askeri yetkililer de zaten bunu itiraf ediyor ama 45 can gittikten sonra...Bu canların hesabını birilerinin vermesi lazım. Katkınız için teşekkür ederim. Selamlar.  07.10.2008 9:55
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 976
Toplam yorum
: 2479
Toplam mesaj
: 64
Ort. okunma sayısı
: 1404
Kayıt tarihi
: 11.12.07
 
 

İstanbul doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimi İstanbul'da tamamladım. İstanbul Üniversitesi'nde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster