Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Ekim '08

 
Kategori
Kültürler
Okunma Sayısı
2337
 

1500 Yıllık bir dev eser:''Kariye Camii...''

1500 Yıllık bir dev eser:''Kariye Camii...''
 

Asırlara meydan okuyan...


İstanbul'u karış karış gezerken gördüğüm yabancı turist sayısının çok oluşu, beni çok sevindiriyordu...

Onlarla, birçok turistik mekanda karşılaştığımda, göz göze geldiğimde, hep gülümsemişimdir...

Onlar da bana gülümsemiştir...

''Turiste güleryüz gösterelim !..'' sloganlarının etkisiyle mi ? Hayır !..

Ülkemi ziyarete gelen konukları,'' kendi evimde ağırlıyormuşum gibi '' hissettiğimden...

Turistin iyisi, kalitelisi; kitap okuyuşundan, giyiminden, yemek yiyişinden ve tarihi eserlere karşı gösterdiği ilgiden belli olur...

Adamın iyisi iş başında; yazarın iyisi yazdıklarından belli olmaz mı ?...

Okur-yazarın kalitesi de böyle ölçülmez mi ?..

Bursa'da ,Erzurum 'da, Mardin'de, Diyarbakır'da, Adıyaman 'da oturan ya da oraları gezen bir yazarın yöresel güzellikleri dillendirmesinden kim rahatsız olabilir ki !..

Aksine, birbirimizi kaynaştıran, kutsal bir görev ifa edilmiş olur...

Bir gün önce, Harbiye 'deki Askeri Müze'yi gezerken tanık olmuştum...

Mehteran Bölüğünün , muhteşem konserini coşkuyla izleyen ve tempo tutan yabancı konukların ;özellikle Uzak Doğu'lu turistlerin sempatik tavırları ne kadar hoştu !..

Mehter Marşı'na tutkuluyumdur...Başladı mı da doyasıya dinlerim...

Bir zamanlar siyasi, dini gösterilere alet edilen ve uyduruk kıyafetlerle ,liyakatsizce Mehter Gösterileri adı altında sunulan ''kılıksızlar güruhunu '' hatırlamak bile istemiyorum...

Tarihimizin muhteşem efsanesi, Ergenekon'u mahkeme koridorlarında siyasallaştıranları da...

Geçen hafta canlı izlediğim, ''Mehter ve Kızıl Ordu Konseri'nin'' tadı damağımda kalmıştı...

Bir zamanlar kıyasıya savaşmış iki ordunun mensupları, birbirlerinin şarkılarını söylüyorlardı...

Mehter, dünyanın en eski ordu orkestrası...

Dünya mirası evrensel müzik ve tarihi yapıtlar, insanları kaynaştırıyor...

Geçen bayramın yine sıcak bir gününde, Edirnekapı'da tarih içinde geziniyordum...

İki genç sevgili, sarmaş dolaş bana doğru geliyorlar... Belli ki yabancılar...İki Alman genç...

Edeplice birbirlerinden ayrılıyorlar...Saygıyla yaklaşıyorlar...

Bana Kariye Camiinin tam yerini soruyorlar...Ellerinde broşürler de var...

Kırk yıllık İstanbul'lu gibi dilimin döndüğünce tarif ediyorum...

Seviniyorlar...Yollarına devam ediyorlar...

Utanıyorum !..Yerini bilmeme rağmen o güne değin, Kariye Camii'ni hiç gezmemiştim...

Halbuki benim İstanbul'da olduğumu bilen saygın bir okurum da Kariye Camii'ni mutlaka görmemi önermişti...

Ortalama bir insan ömrünün 20 katı yaşında,1500 yıllık Kariye Camii'ne doğru yöneliyorum...

Akılalmaz bir olay...Yapılışı 6.Yüzyıla dayanıyor...

''Yapıtı ortaya çıkaran mimarının bedeninin toprak olduğunu,hatta kemiklerinin toz olup sert rüzgarlara karışarak kendi eserini yıprattığını'' hayal ediyorum...

Bugün topraklarımda, liyakatince korunan ''Ayasofya '' benzeri,tarih kokan muhteşem bir eserin müze olarak kullanıldığına tanık oluyorum...

Bu devasa eseri onararak pırıl pırıl bizlere sunan eller dert görmesin...


Kariye Camii , İstanbul, Edirnekapı'da bulunan muhteşem bir müze...

Asıl adı CHORA Kilisesi (Manastırı )'dır....

15 ASIR'dır ki halen ayaktadır...

Geçirdiği binlerce depreme rağmen...

Sessizce süzülüyorum bahçeden içeriye...Yüzlerce yabancı konuğun yanında koltuklarım kabarıyor...

Müze olmasından dolayı giriş ücrete tabi...

Perşembe günleri ,girişlerin bedava olduğunu hatırlıyorum...

Dev yapıtın adı,Türkçe'de ''Köy '' anlamına gelen ''Karye'' sözcüğünden türeyerek zamanla ''Kariye'' biçiminde anılır olmuş...

Bizans döneminde kilise; fetihden sonra ise cami olarak kullanılmış tarihi bir yapı...

XI. yüzyıl sonlarında imparator olan I. Aleksios Komnenos'un kayınvalidesi Dukaina tarafından, o tarihlerde harabeye dönmüş olan yapıların restorasyonu ile kilisenin eskisine nazaran daha değişik bir mimaride yeniden inşası dolayısıyla ikinci defa tanınmıştır...

Bugünkü binanın esasını teşkil ettiği sanılan bu kilise, "Soteros" ;yani İsâ'ya adanmış...

Fakat ardından yine tamir gerektiren binayı Aleksios'un oğlu ihya ederek iç holünde kendisi için bir mezar yeri hazırlatmış ve buranın duvarında mozaik İsâ tasvirinin bir köşesinde kendi portresini yaptırmıştır.


IV. Haçlı Seferi sırasında (1204-1261) harap olan mabedin Bizans İmparatorluğu'nda saray ileri gelenlerinden Theodoros Metokhites tarafından çok büyük ölçüde tamir ettirilip genişletilerek 1321' de tamamlandığı bilinmektedir.

Bu sırada binanın güney tarafına, bir dış hol eklendiği gibi içi mozaikler ve fresko resimlerle bezenmiş, ayrıca Metokhites'in mozaik portresi iç kapının üstündeki İsâ tasvirinin ayakları dibine yerleştirilmiştir.

Fetihte ilk ele geçirilen yapılardan olan Khora Manastırı bir süre boş kalmış, şehrin içindeki bazı kilise ve harabeler bilhassa II. Bayezid döneminde , Sadrazam Atik Ali Paşa tarafından camiye çevrilmiştir.

Nitekim 953 (1546) tarihli İstanbul Vakıfları Tahrir Defteri'nde "Kenîse (kilise) Camii" adıyla zikredilen mabedin paşanın, Çemberli-taş'taki evkafına bağlı olduğu kayıtlıdır.

Türk döneminde Kahriye Camii olarak da adlandırılmıştır. İstanbul'daki sahabe mezarlarından Ebû Saîd el-Hudrî'nin makam kabrinin de burada olduğu kabul edilmektedir.

Mimar Sinan'ın eserlerinin adlarını bildiren listelerden Tezkiret Ü'I-hünyân 'da, Mimar Sinan'ın Kariye Camii'ne yakın bir medrese inşa etmiş olduğu öğrenilmektedir.

İstanbul medreseleri hakkında 20 Ağustos 1330'da (2 Eylül 1914) yazılan bir raporda, dört odalı ahşap bir yapı olan Kariye Medresesi'nin son derece harap bir durumda olduğu belirtilmektedir.


Evliya Çelebi, XVII. yüzyılda Kariye Camii'nden onun "evvelce bir sanatlı kilise" olduğu şeklindeki tek cümle ile bahsederek herhalde içindeki zengin mozaik süslemelere işaret etmiş...

İstanbul'u dolaşan bazı yabancıların, seyahatnamelerinde, ''caminin İçinde mozaikle işlenmiş resimler gördüklerini'' yazmalarından buradaki duvar resimlerinin bir kısmının üstlerinin açık olduğu anlaşılır.

Ayrıca 1886'da duvar resimlerinin bir de katalogu bastırılmıştır. İstanbul'da büyük zararlar veren 1894 depreminde Kariye Camii'nin bazı kısımları yine harap olmuş, hatta minaresi de yıkılmıştır.

Kariye (Chora) Kilisesi, 6. Y.Y.’a kadar giden bir geçmişe sahiptir. Günümüze ulaşmış hali Osmanlı döneminde ve 20. yy’in ikinci yarısında geçirdiği onarımların sonucudur.

1296’daki büyük depreme dayanan bina, Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u almasından çok sonra,1511 yılında camiye dönüştürülmüştür. Yapı 1948’den bu yana da “Kariye Müzesi” olarak hizmet vermektedir.

Dış köşesindeki minare ve içerde güneydoğu köşesindeki mihrap dışında, hiçbir İslam unsuru taşımamaktadır.

Türkiye'deki eski kiliseler arasında, içinde en fazla mozayiğe sahip olanıdır.

Bu muhteşem eseri görmeyenlere, ilk fırsatta ziyaret etmelerini öneririm...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İstanbul için yapılmış güzel bir şey. http://www.flickr.com/photos/mamidacka_soyek/ Bu adresten kendi çekmiş olduğum kariye resimlerini alabilirsiniz. altıncı sayfayı açınca sıralı olarak görünür. İstanbul dosyasında sırasız bir dağılımda bulunur. İsterseniz kopyalayıp galerinize veya blog yazısına ekleyebilirsiniz.

Muharrem Soyek 
 25.10.2008 14:57
Cevap :
Saygıdeğer Muharrem Bey,Nazik davetinize istinaden WEB Sitenizin kapısını çaldım :) Kariye resimlerini alıp yayına verdim...:))Diğer fotoğraflarınız da sanat şâheseri...Sizi kutlar,nezaketiniz ve desteğiniz için teşekkür ederim...  25.10.2008 20:21
 

öğretmenim, belgesel tadındaki çalışmanızı sabahın ilk dakikalarında da olsa zevkle okudum. Görsellerde çok anlamlıydı. Turizm için söyleneceklerden önemli olanlarını aktardığınız yazıdaki ana düşünce çok yerinde. Yıllarca insanlar turist ve turizm kavramı eşittir soymak, aldatmak gibi görerek ayaklarına kurşun sıktılar. Buna rağmen bu insanlar kültür değerleri, deniz ve tabiat sevdasına bizlere katlanarak geldiler. Hatta öldürüldüler, dayak yediler yine de yılmadılar. Oysa güleryüz, temiz ortam, ciddi işletmecilik ve sağlıklı karşılama zaten para demek. Bacasız sanayi turizm ne zaman ülkemizde anlaşılabilirse işsizlikten de kurtulabileceğimizi büyük olasıllıkla zannediyorum. Anlamlı çalışmanız için sizleri kutlar, başarılarınızın devamını dilerim...

Yaman Hasret 
 25.10.2008 9:30
Cevap :
Saygıdeğer Öğretmenim,Güzel ülkemizin güzel çocuklarına, yıllardır pompalanan kuru ve sıkıcı,ezber bilgiler (?) onları okuldan ve yaşamdan koparmaya yetti...Dolayısıyla ülkemizin dünyaca kıskanılan harika yer altı ve yerüstü kaynaklarının,tarihi değerlerinin varlığından habersiz bir nesil yetişti.Okullarımızda yetişemeyen çocuklar,gizli bir materyalist eğitim felsefesiyle,TESTMATİK tiplemelerle dersane koridorlarına sıkıştırıldı...Böylece vatan sevgisi de ''güme gitti...'' Sosyal etkinliklere ve ülkesini tanımaya bile fırsat bulamadan'' kapağı atmak ve askerden yırtmak '' anlayışıyla, sonu belli olmayan ve işsizler ordusu yetiştiren bir çarkın içine itildiler...Bu anlayış sözleşmeli öğretmen fırsatçılığıyla da ayyuka çıktı...Burada bile en çok okunan yazılar, ''Top,Pop ve Porno üzerinde'' yoğunlaştı...Ülke sevdasını anlatmak OUT; itişip,kakışmak İN oldu...Milli Eğitimin bu konudaki duyarsızlığı gittikçe artmaktadır.Bizler yazalım:) Turist yine de geliyor ve gelecektir..Saygılarımla...  25.10.2008 13:21
 

marşını özel mehteran ekibini Harbiye Askeri Müzesinde ben de izledim. Kapı açılıp şadırvanlar içinden ekibin bir gelişi vardı ki eşsizdi.Selamlar saygılar.

oya 
 25.10.2008 0:10
Cevap :
Mine Hanım, Askeri Müze'nin atmosferi beni tarihin derinliklerine götürürken müze ziyaretim uzun sürmüştü...Devamlı resim çekmem de zaman alıyordu...Mehterin müziğiyle uyanıp gösteri merkezine doğru yönelmiştim...Bu nedenle de o muhteşem girişi kaçırmıştım ...Sonuna dek büyük bir heyecanla izlemiştim:)) Her yönüyle,kusursuz,şahane bir gösteriydi...Paylaşımınız için teşekkür eder ,en derin saygılarımla, selamlarımı iletirim...  25.10.2008 0:39
 

SEVGiLi HOCAM...! SUPER+SUPER+SUPER YORUM icin HARF,KELiME,CUMLE BULAMIYORUM..! NE OLACAK SiMDi..??? :-)))))) HOCAM FELSEFEMiZ TAHMiN EDiYORUM %99...PEKi.. %1..??? (NE.?) O DA NAZAR DEGMESiN icin...! :-))) MEHTER MARSLARINI BENDENiZDE COK SEVERiM..! GERCEKTEN KIZILORDU ile VERDiKLERi KONSER MUKEMMELDi DOGRUSU..! :-)))) SEVGiLER ve SAYGILAR..! :-))))))))

Necip Köni - Adana / TR 
 24.10.2008 23:58
Cevap :
Sevgili Necip Bey, Önce kendi değerlerimizi yeterince tanımak gerekiyor...İstanbul'daki turistlerin birçoğu,bizi bizden iyi tanıyorlar...Topkapı Sarayı çevresinde tanıştığım 50 kişilik Japon turist gurubu ''bedensel engelliydi...'' Özel araçlarında ve Özel dizayn edilmiş bir otobüsle sağlıklı insanlar gibi gezdiler...Nemrut'un ,Akdamar Adası'nın,Balıklı Göl'ün,Kız Kulesi'nin öyküsünü bizlerden iyi biliyorlardı...Kızılordu ve Mehter Konseri, ülkeler arasındaki dostluğu pekiştiriyordu...Harbiye'deki Askeri Müze'yi görmediyseniz mutlaka görün :))Hergün saat :15.00'te ,Mehteran Konseri var...Basın mensuplarına,müzede fotoğraf çekimi serbest :))Kariye Müzesi de dünyanın en değerli mozaiklerine sahip bir değer...KOÇ'un restorasyonuyla daha da mükemmelleşmiş...Bu ülkede çok güzellikler var...Sizin de çalışmalarınız insanımıza moral aşılıyor...:))Elinize,gönlünüze sağlık...Teşekkürler...Selam ve saygılarımla...  25.10.2008 13:38
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1521
Toplam yorum
: 9157
Toplam mesaj
: 558
Ort. okunma sayısı
: 1626
Kayıt tarihi
: 23.06.07
 
 

İnsan yontmakla geçti ömr-ü baharı... Güzel ve canlı heykeller yaptı... Kimisinin içi çabuk boşal..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster