- Kategori
- Ben Bildiriyorum
1984'ten bu yana ne değişti?
Bu günlerde bölücü örgütün istediği söylemler farkında olmadan vatandaşlarımız tarafından dilden dile, hatta idarecilerimizin dilinde dahi dolaşmaktadır: ''1984'ten bu yana 30.000 şehit verdik bitirebildik mi?'', ''Artık analar ağlamasın'', ''Artık şehit istemiyoruz''. Bu sözler orada görev yapan her askeri incitiyor, görevini yapamamış gibi hissettiriyor.
1. Arkadaşlarım, hangi vatandaşımız şehitlik mertebesini küçümseyebilir? Ben emekli askerim ve hala Allah'a; ülkemin huzurunu ve bu uğurda bana da şehitliği nasip etmesini ifade eden dua etmekteyim.
2. Asker durduk yere şehit olmuyor. Birileri bu ülkeyi bölmeyi düşünecekse, silahla halkıma zulüm yapacaksa, şehitler hiç bitmeyecektir. (tarihimiz buna benzer vak'alarla doludur).
3. Ülkemin güzel insanları bilmelidir ki; bu vatanın evladı olan askeri ancak bu vatanın ekmeğini yemiş birileri böyle ciddi hırpalayabilirdi. Bu kozu da verdik o emperyalistlere; gençlerimiz asker-terörist diye kampa bölündü oralarda.
4. Dünyada hiç bir asker Peygamberimin adıyla anılmaz: MEHMETÇİK
4. 30 yılda biz şehit verdik, doğru ama; bu ülkeyi bölmek isteyenlere de müsaade etmedik. Bu nedenle bu örgüte bölücü örgüt deniyor. Zaten terörü bitirmek askerin değil, hükümetin işidir. Yapılması gerekenleri önceden de bloglarımda yazmıştım ve yazacağım. Bu ifadeler terör örgütünün ekmeğine yağ sürer: Çünkü örgüt bölgede tek silahlı güç olarak kendisini kabul ettirmeye ve istediği her zaman, her yeri ve herkesi vurabileceği korkusunu yaşatmaya çalışıyor. Böylece kaçakçılık, uyuşturucu vb. her pislikten bol bol besleniyor, palazlanıyor. Elde ettiği rant ile daha çok silah alıyor ve bölünme uğruna harcıyor; memuru, askeri vuruyor. Artık bu söylemleri durduralım, lütfen!. Asker, terörü bitirmek için ölmedi, ASKER VATANINI KORUMAK VE DEVLETİNİN VE MİLLETİNİN BEKASI İÇİN ŞEHİT DÜŞTÜ. O böldürtmedi, böldürtmeyecek de...