- Kategori
- Dünya
2013 Nobel Ödülleri (I)

7-14 Ekim tarihleri arasında bizlerin gündeminde bayram tatili hazırlıkları başrol oynarken, dünyada ise Alfred Nobel'in vasiyeti uyarınca İsveç Kraliyet Akademisi tarafından insanlığa hizmet amacıyla 1901’den bu yana her yıl verilen geleneksel Nobel ödüllerinin sahipleri (sırasıyla Tıp, Fizik, Kimya, Barış, Ekonomi ve Edebiyat dallarında) açıklandı. Nobel ödülleri, 10 Aralık'ta Stockholm'de düzenlenecek törenle sahiplerine takdim edilecek. Ödül sahipleri bu arada 8 milyon İsveç Kronu (920 bin Euro) değerindeki ödüllerini de alacak ya da –birlikte alanlar- aralarında paylaşacaklar.
Gençlerimizin kısa dönemde çok para kazandırmayacak mesleklere, özellikle de temel bilimler dallarındaki eğitime ilgilerinin giderek yok olduğu bir dönemdeyiz. Bazı üniversitelerimizin Fizik ve Fizik Mühendisliği bölümleri öğrenci yetersizliği nedeniyle kapanma tehlikesi ile karşı karşıyayken, koca koca profesörler bölümleri kapanmasın diye resmen öğrenci avında iken bu türden ödüller ve haberler umarım özendirici olur!
2013 Nobel Barış Ödülü'nü Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (OPCW) kazandı.
50'si örgüt olmak üzere toplam 259 aday ile rekor başvurunun bulunduğu 2013 Nobel Barış Ödülü'nü, Suriye'deki kimyasal silahların imha edilmesinde büyük rol oynayan, "Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü" kazandı. 1997 Nisan'ında kurulan Örgüt, Merkezi Hollanda'nın Lahey kentinde bulunan bir Hükümetlerarası organizasyon konumunda. Başında da bir Türk diplomat, Ahmet Üzümcü bulunmakta.
Dünya gündemini belirleyen son gelişmeler sırasında BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun, Suriye'nin kimyasal silahlarının imhası için Birleşmiş Milletler ve Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü'nden (OPCW) yaklaşık 100 personelin görev yapacağını bildirmişti. Ödül için öne çıkan adaylardan biri; Taliban tarafından başından vurulan Pakistanlı eğitim gönüllüsü Malala Yuzufzay’dı. Pakistanlı kız çocuklarının eğitim hakkı için mücadele veren genç kız, 16’ıncı doğum gününde Birleşmiş Milletler Çocuk Meclisi’nde konuşma yapmıştı. Malala'nın yaşının çok genç oluşu, Ödül'ün ağırlığını taşıyacağı sürenin uzunluğu nedeniyle sorun teşkil etmiş olabilir.
Aynı ödülü geçen yıl da bir tüzel kişilik olan Avrupa Birliği, Avrupa'da barış, uzlaşma, demokrasi ve insan haklarının ilerletilmesindeki rolünden dolayı almıştı.
2013 Nobel Edebiyat Ödülü bu yıl Kanadalı yazar Alice Munro'ya verildi. Ödül açıklamasında Munro "modern kısa hikâyenin ustası" olarak nitelendirildi. İsveç Akademisi'nin açıklamasında, "Bazı eleştirmenler onu Kanadalı Çehov olarak görüyor. Metinlerinde çoğu zaman günlük fakat etkili olaylar, bir şimşek çakma anı kadar kısa sürede hikâyeyi aydınlatan tezahürler halinde öne çıkıyor" denildi.
Favori Murakami'ydi!
Munro, ödüller açıklanmadan önce yapılan tahminlerde, (1949 doğumlu, birçok ödül sahibi ve en çok satanlar listesinin hep başlarında dolaşan) ünlü Japon yazar Haruki Murakami'nin ardından ikinci favori olarak görülüyordu.(H.Murakami’nin, en sonuncusu 2012 tarihli bilim-kurgu “1Q84” olmak üzere beş eseri Türkçemize de çevrilmiştir.)
Hikâyelerinde Kanada'nın küçük kasabalarında yaşayan insanların hayatlarını anlatan Munro, yaşam, aşk ve ölüm gibi temaları öne çıkarıyor. Edebiyat kariyerine 1960'lı yıllarda başlayan Munro, geçtiğimiz Haziran ayında "Dear Life" (Sevgili Hayat) isimli seçkisinin yayınlanmasının ardından emekliliğini açıkladı. Munro, 2009 yılında da İngiltere'nin en önemli edebiyat ödüllerinden 'Man Booker International'a da lâyık görülmüşdü.
Munro aynı yıl kalp damarlarından baypas olduğunu ve kanser tedavisi gördüğünü de duyurmuştu.
2006 Nobel Edebiyat ödülünü alan ve bu Ödül'e sahip en genç iki yazardan biri olan Orhan Pamuk'tan yedi yıl sonra aynı ödüle lâyık görülen Kanadalı kadın yazar, spot ışıklarından pek hoşlanmamakta, bu nedenle de nadiren röportaj vermekte...
2013 Nobel Fizik Ödülü 'Tanrı parçacığı' olarak bilinen 'Higgs Bozonu'nu teorimini ortaya atan İngiliz fizikçi Peter Higgs ile Belçikalı fizikçi Françoise Englert'e gitti.
Nobel Komitesi, söz konusu fizikçilerin Higgs Bozonu (Tanrı parçacığı) olarak bilinen temel maddelerin nasıl bir araya gelerek cisimlerin kütlelerini kazanmasında ve yıldızlarla galaksilerin oluşumunda etkili olduğunun anlaşılmasında anahtar bir rol oynayan keşifleri nedeniyle ödüle lâyık görüldüklerini açıkladı. Açıklamada, Higgs ve Englert'in Ödül'ü kazanmalarını sağlayan teorilerinin dünyanın bu şekilde nasıl yapıldığının açıklığa kavuşmasında büyük bir öneme sahip olduğu kaydedildi.
Nobel Komitesi'nin ödül açıklanmasının akabinde yayınladığı basın bildirisinde, söz konusu bilim adamlarının 1964 yılında yayınladıkları çalışma dolayısıyla ödüle lâyık görüldükleri ifade edildi. Açıklamada ayrıca, 2012 yılında CERN laboratuvarlarında yapılan deneylerin de söz konusu bilim insanlarının keşiflerini doğruladığı vurgulandı.
Nobel Fizik Ödülü bugüne kadar sadece 47 kez tek bir fizikçiye lâyık görüldü. Ödül çoğu zaman iki ya da üç fizikçiye birden verildi. Bu arada, bugüne kadar iki kadın fizikçi bu ödüle lâyık görülürken John Baarden bu ödülü iki kez alan tek fizikçi oldu.
2013 Nobel Tıp Ödülü hücre araştırmaları yapan üç bilim adamına verildi.
İnsan hücrelerindeki temel taşıma sisteminin veziküller (kesecikler) tarafından gerçekleştirildiğini keşfeden ABD'li James E. Rothman, Randy W. Schekman ile Alman Thomas C. Südhof, 2013 Nobel Tıp Ödülü'nün sahipleri oldular.
Nobel Komitesi'nin tıp ödülünün sahipleri, hücre fizyolojisindeki temel süreci ortaya çıkaran Rothman, Schekman ve Südhof, moleküllerin nasıl doğru zamanda doğru yere gönderildiğini keşfetmişlerdi. Bilim adamlarının bu keşfi, hücre içinde ve dışında maddelerin nasıl taşındığının anlaşılmasına olanak tanıdı. Keşif, beyinde çeşitli hormonların ve bağışıklık sisteminde de sitokinlerin salgılanması için gerekli sinyallerde kesecik füzyonunun kontrol edilmesi gibi belirli bazı tıbbi süreçlerde büyük önem taşıyor. Kesecik ulaşımının sekteye uğraması ya da hatalı yapılması, çok sayıda nörolojik rahatsızlığın yanı sıra bağışıklık sistemi hastalıklarına da yol açıyor. Her bir hücrenin molekül üreten ve ihraç eden bir fabrika gibi çalıştığını belirten Rothman, Schekman ve Südhof, keseciklerin kusursuz işleyişi olmadan hücrenin kaosa sürükleneceğine dikkat çektiler.
ABD'nin Minnesota eyaletinde 1948'de doğan Randy W. Schekman, 1974'de Stanford Üniversitesi'nden mezun oldu. Üniversite yıllarında 1959'da Nobel Ödülü'nü kazanan Arthur Kornberg ile çalışan Schekman’ın bu ikinci Nobel’i...
Not: Yazının devamı için bkz. http://blog.milliyet.com.tr/2013-nobel-odulleri-ve-dusundurdukleri---/Blog/?BlogNo=433105