​ 23 Nisan Kaymakamı / Doğal Hayat / Çevre / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Nisan '08

 
Kategori
Doğal Hayat / Çevre
 

23 Nisan Kaymakamı

23 Nisan Kaymakamı
 

Kaymakam Hulusi Doğan-Ege Özdemir 23 Nisan 2008 Alanya


Hanım telefonun diğer ucundan, “ <ı>Ege’yi kaymakam seçmişler, ne diyorsun?<ı>” diye soruyor.

“<ı>Yapma yav!…” “<ı>Iııh olmasın, 2 saatlik seremoni için şimdi masraf yapamam” diyorum.

Sonra düşünüyorum.Alanya’daki 115 ilköğretim okulunda okuyan 32 bin civarında öğrenci içinden oğlumun seçilmesi …?

Emanet takım, ayakkabı, gömlek, gravat buluyor dostlar.

Akşam heyecanla giydiriyoruz.

De koçum’a da ne yakıştı!

Oğlumuzu 23 Nisan’ların değişmeyen geleneği, - makam temsilliğine – hazırlamak için

“kaymakamın görevlerinden” başlayarak dersimize çalışmaya başlıyoruz annesiyle.

Mahçup olmamak, en iyisi ve en güzeli olmak için, oğlumun zor saatleri de başlıyor.

“ Birisi ” gibi olmak ne zor şey! Sanırım yaşı ilerleyince bunu daha iyi anlayacak.

Gergin, heyecanlı ve yorgun “makam” devir teslim törenine, Alanya Kaymakamlığına gidiyoruz.

Bir gün öncesi, 44. Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Yarışmalarına ve Cumhurbaşkanımıza ev sahipliği yapan değerli kaymakamımız Hulusi Doğan, baba şefkatiyle makam devrini yapıyor.

Ege’nin omuzlarına adeta daha bir yük biniyor; devlet adamı ciddiyeti.

23 Nisan sabahı, Atatürk Anıtı’na çelenk koyma merasiminde, “O” artık çocuk değil, sanki yetişkin bir adam. Duruşu, bakışları, konuşması değişmiş. Kaymakamımızın neredeyse kopyası.

Akşam Kanal A televizyonun konuğu olarak, spotlar ve kameralar karşısında. İlk defa yaşanacak bir tecrübe için, haber spikeri Özden Altan Ablasından taktikler alıyor.

Ah yavrum, bir yandan çocukluğunu yaşamak, öte yandan “ciddi ve disiplinli “ bir devlet adamı olmak arasında gidip gidip geliyor.

Devlet adamlığında karar veriyor ki, spotların bunaltan sıcaklığı içinde, sorulara cevaplar vermeye çalışırken, kopuyor…

Kopuk cümleler, monitöre odaklanmış gözler, baştan aşağı yorgunluk ve gerginlik içinde geçen 5 dakika sonunda, çıkışta, “<ı>Baba az daha bayılacağımı hissettim, iyi ki bitti, kaymakam olmak ne zormuş “ diyor.

Moral vermeye çalışıyorum, “İyiydin oğlum, seninle gurur duyuyorum”

Üç günlük 23 Nisan kaymakamlık serüveni bitip, yatmaya hazırlanırken, "Baba, biliyor musun neyi söylemeyi unuttum?" diyor.
"Neyi oğlum?" diyorum. Başlıyor ezberlediği cümleleri sıralamaya;
"Bu anlamlı günde,
Yüce Atatürk'ün bizlere emanet ettiği Türkiye Cumhuriyeti'ni
sonsuza kadar yaşatacağımıza,
Toprağımızı, Yaprağımız ve Bayrağımızı koruyacağımıza,
Irk, dil, din, cinsiyet ayırt etmeden tüm insanları seveceğimize,
Daha az tüketerek tutumlu olacağımıza söz veriyorum
.
" demeyi.

"Üzülme oğlum, ben yazarım bunu tarihe" diyorum.
Duymuyor...
Alnına koyduğum kocaman öpücüğü hissetmeden, yorgun ve gergin vücudunu, rüyalar alemine teslim ediyor…

 
Toplam blog
: 272
: 734
Kayıt tarihi
: 13.10.07
 
 

1959 Sinop Bektaşağa Köyü doğumluyum. Yaşamda, anlaşılacak bir şeyi olanlara ve bunu öğreti yapan..