- Kategori
- Gündelik Yaşam
25 dakika...

bir de bu hırsızın erkek değil kadın olduğunu düşünün
Bir kaç aydır yazılarıma ara verdim.
Çünki önemli bir olay beni çok kötü etkiledi. 25 dakika içerisinde evim soyuldu. Bütün altınlarım o cümleden alyansım hırsızlara nasib oldu.
O günden kara kara düşünüyorum, acaba evliliğime bir zarar gelir mi, bizim Azerbaycanda nişan yüksüğü o kadar önemli ki, onu kaybeden kadın evliliğinine zarar gelmesinden korkar.
Daha da kötüsü 25 dakika içerisinde nasıl bir profesyönelce hırsızlık olsun ki, kilitli kapıyı açsınlar, gardırobumun ağır kapağını çıkarsınlar ve aradıkları her şeyi bula bilsinler.
Polisler mi ne yaptı?
Aynı filmlerde gibi tüm ekip: olay yeri incelem ekibi, polisler hepsi geldi. Hepsine ayrı-ayrı anlattım ve eşgaller verdim.
Evet ben aşağıda çocuğumu gezdirirken iki iri-yarı kadının apartman dış kapısından üzlerinde heyecan, yorgunluk yağarken çıktıklarını gördüm. Görevlimiz bütün dairelere böyle bir eşgalde misafir ağırladıklarını sordu ve böyle misafir kabul etmediklerini söylediler.
Polisleri aradığımda soygundan sadece 25-30 dakika geçmişti, ben en kısa zamanda hırsızların yakalanacağını bekliyordum ama, boşuna umuda kapılmışım "Arka sokaklar"ın polisleri değildi bunlar.
Bu güne kadar da polislerden haber yok.
Ama geriye psikolojik etki ve acı duygular kaldı. Ben artık yatırım amacı için bile altın almak hakkında düşünemiyorum. Ne kadar olursa olsun, miktarından asılı olmayarak paramı üstümde taşıma mecburiyeti yaşıyorum.
Ve en önemlisi çocuğumla evde yalnız olmadığım için hep dua ediyorum.
Sizden yorumlarınızı bekliyorum.
20 nisandan bu güne kadar eşgalleri verilmiş hırsızlar aranıyor bir fikriniz var mı?