​ 27 Mayıs 1960 Askeri Darbesi / Tarih / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Mayıs '17

 
Kategori
Tarih
 

27 Mayıs 1960 Askeri Darbesi

27 Mayıs 1960 Askeri Darbesi
 

Bugün 27 Mayıs, tarihimizin kara günlerinden biri. 27 Mayıs 1960 da Askeri Darbe olduğunda ben 14 yaşımı bitirmiş, 15’ ime basmıştım. Bugün bu yazıyı görenlerin çoğu bu darbeyi görmediler yaşamadılar. İlgilenenler, sayıları giderek azalan, darbenin yaşayan şahitlerinden biri olarak intibalarımı okuyabilirler.

Yaşım ilerledikçe, giderek, darbenin Amerika tarafından hazırlandığına hatta yönetildiğine dair inancım arttı. Darbeyi 38 kişilik Milli Birlik Komitesi yapmıştı. Çoğunluğu küçük rütbeli subaylardan, yüzbaşı, binbaşı gibi subaylardan oluşuyordu. İçlerinde üsteğmen de var mıydı, şimdi hatırlamıyorum ama kıdemli bir orgeneral olmadığı için emekli olma aşamasında olan Orgeneral Cemal Gürsel’i davet ederek komitenin başına geçirdilerdi.

O zamanlar psikolojik harbin araçları çok etkin bir şekilde kullanıldı. Et Balık Kurumunda tavuk yemi yapılmak üzere bekletilen yüzlerce, binlerce üniversiteli gencin cesedinin olduğu gibi yalanlara bütün halk, annem, babam, ben, ağabeylerim, hepimiz inanmıştık. Daha ne yalanlar, ne yalanlar. Güya bu gençler o zamanki Demokrat Parti iktidarı tarafından öldürülmüşlerdi.

Yassıada Mahkemeleri ise tam bir rezaletti. Bir sanık vekilinin, “niçin böyle bir muameleye maruz kalıyoruz” mealindeki bir sorusuna, hakimler heyetinin reisi, aynen, “çünkü sizi buraya tıkan kuvvet öyle istiyor” diye cevap vermişti. Köpek davası, bebek davası, cımbız davası, külot davası, bunlar ve daha başkaları, her biri duruşması haftalarca süren ayrı davalar idi. Mesela köpek davası şöyle idi; bir yabancı Kral, Cumhurbaşkanı Celal Bayar’a iki köpek hediye etmiş, o da kendisi köpeklere bakamayacağı için köpekleri hayvanat bahçesine bağışlamış veya parasını bir yere bağışlamış… Sonuç tabii beraat. Celal Bayar iki köpeğin parasına tenezzül edecek bir adam değildi, Milli Mücadelenin meşhur Galip Hoca’sı, Atatürk’ün en yakınındaki, en has adamlarından biriydi, hatta İnönü’nün yerine Başbakan yaptığı kişiydi. Cımbız Davası…..  Başbakan Adnan Menderes güya örtülü ödenekten cımbız aldırmış, cımbızın değeri bugünkü parayla herhalde 2-3 lira. Sonuç tabii beraat. Adnan Menderes bir cımbızın parasına tenezzül edecek bir adam değildi.

Külot davası, güya Adnan Menderes’in özel kasasından kadın külotu çıkmış…  Sonuç tabii beraat. Bebek Davası…  Adnan Menderes’in sevgilisi çocuk aldırmış… O kadın da çıktı, mahkemede, herkesin içinde mahkeme reisine, “evet aldırdım, daha diyeceğin var mı, Adnan Menderes’i çok seviyordum, çocuğumun olmasını da çok istiyordum ama maalesef olmadı” mealinde bir cevap verdi. Çok mert bir kadındı. Sonuç, tabii beraat.

Memleketi on yıl idare etmiş olan Reisicumhura, Başbakana, Hariciye Vekiline, Dahiliye Vekiline, Maliye Vekiline, diğer bakanlara, sabık Genel Kurmay Başkanına, mebuslara bütün süreç boyunca veya çeşitli evrelerde yapılan fevkalade kötü muameleler, dayak, işkence, küfür, hakaret asla makul karşılanabilecek bir şey değildi.

Netice-tül kelam; 27 Mayıs’ı lanetle ve nefretle anıyorum. Kanaatimce, 1960’ dan bugüne kadar aradan geçen 57 yıl boyunca görmüş olduğum hiçbir askeri darbe, askeri müdahale, muhtıra, post modern darbe veya elektronik darbe, adı ne olursa olsun, nasıl bir gerekçeye dayandırılmış olursa olsun, tasvip edilemez, hoş görülemez. Allah memleketimize, milletimize bir daha öyle günler göstermesin.

 
Toplam blog
: 326
: 941
Kayıt tarihi
: 10.03.11
 
 

Okullar: TED Ankara Koleji, ODTÜ, Bogaziçi Üniversitesi (Master) İş Hayatı: Philips, Anadolu Endü..