- Kategori
- Ben Bildiriyorum
27 Mayıs ihtilaline yorum!

Yansıma,imgeleme,ya da yalan dünya !
27 Mayıs 1960 yılında yönetim kadrosundaki lider kişiler; Adnan Menderes, Celal Bayar ve diğer liderlik vasfına sahip kişiler, suçlandılar, hücrelere kapatılıp, zulme uğradılar. Hataları olmuştur, şimdiki yönetimle kıyaslandıklarında birer melek gibi algılanabilirler ya da ...
Halkına sürekli hakaret eden, en basit bir eleştiriye bile tahammül gösteremeyen, ülkesinin karikatürist sanatçılarına dava açıp, kendi derdini anlatmaya çalışan bir çiftçiye "ananı al da git lan!" diye hitap eden bir lider ve yoldaşları, halka, seçimde, zorda kaldıklarında bir de alkışlanmak istediklerinde sığınıp, diğer zamanlarda zulüm eden bir yönetim, acaba nasıl algılanabilir?
Demokrasi demogoji ya da "bana olur ama sen yapamazsın" fikriyle uyum sağlamaz. Başımı örtüyorum özgürüm, istediğimi yaparım özgürüm, başım örtülü güçlü ve tek başına bir iktidarın kanatları altındayım, güvendeyim, iş bulurum, desteklenirim, kabul görürüm... Devam et!!!
İslamiyet evrensel bir dindir ve rafine, hiç bir eksiği olmayan, reforma ihtiyacı olmayan sentezdir. Kimsenin tekelinde değildir. Allah bürokrat gibi algılanamaz, insanları bu şekilde tehdit ederek, korkutarak, dini kullanarak sindiremezsiniz! Çırılçıplakken tesettürde olmayı başarabilir misiniz? Örtülü mü doğuyoruz bu dünyaya? Çıplak gelip, çıplak gidiyoruz!
Yassıada'da olan bitenler sizin başınıza gelmeyecek, ama sizin halka ve ülkenize yaptıklarınızın hesabını gene halk aşağılanarak, kullanılarak, ezilerek ve bir çok zorluklarla dolu, dikenli yollarda yürüyerek ödeyecek!
Fethiye İngiliz sömürgesi olmuş! geçen yaz gittiğimde herkes İngilizce konuşuyor, kendi evini İngilizlere satıp, sonra kendi evine hizmetli olarak giren bir talihsiz Türk vatandaşı anlattı!!!
Side Almanların, Kemer Rusların... bu örnekler arttırılarak devam eder...
Vatan toprakları satılırken "Çanakkale şehitlerinin bu ülkeye verdikleri can bedelini ödeyebilecek misiniz?
Bu yazım belki karamsar ve ümitsiz gibi görünebilir, kesinlikle umudu yitirmeden devam edeceğimiz için ben bu kadar açık ve net hissettiklerimi yazmaktayım!
Sadece 27 Mayıs yani 48 yıl önce bugün asılan, hücrelerde hayatını kaybeden yönetim kadrosunu yüreğim sızlayarak anıyorum, mekanları cennet olsun, nur içinde yatsınlar!
Şimdiki yönetim ile karşılaştırıldıklarında bunu hakettikleri görülüyor.
Kimsenin ettiği yanına kalmaz, ne ekersen onu biçersin, ama biz de biçilmekteyiz.
Halkına, vatanına, kültürüne ihanet edenleri tarih" kara leke" olarak anacaktır.
"Ferman padişahın, dağlar bizimdir" Dadaloğulları gereken tepkiyi verecektir...
Bugün öylesine bir keder, hüzün çökmüştü yüreğime, paylaştım duygularımı böylece!!!