- Kategori
- Siyaset
28 Şubat "post darbesi" de yargı önüne çıkıyor

Tüm oyuncular sahnede...
Türkiye, darbeler tarihiyle bir bir yüzleşiyor.12 Eylül cuntasının yaşayan üyelerinden sonra, şimdi de 28 Şubat postmodern darbesinin "kahramanları" yargının ağına takıldı. 28 Şubata "postmodern" adı verildi ise de aslında bir "post darbesi"nden başka bir şey değildi.
Habere göre, Ankara özel yetkili savcısı Mustafa Bilgili 28 Şubat darbesi için yargı sürecini başlatmış bulunuyor. 15 inci sene-i devriyesine üç ay kalmışken ülkenin ufkuna karabasan gibi çöken uğursuz darbe süreci hukukun tartısına çıkarılacak.
28 Şubat darbesi, kansız olmakla beraber, bu ülkenin "kanını emen" bir darbe olmuştur. Bu post darbesi, sadece askeri cenahın değil, medya ve patronların da içinde bulunduğu bir "soygun çetesi"nin işbirliği ile kotarılmış ihanet ve utanç günüdür.
Merhum Erbakan Hoca'ya, sırf denk bütçe yaptığı, ülkenin gelirlerini tek havuzda topladığı (ve ülkenin kanını emen sülüklere artık bu imkanı tanımadığı için) yeryüzü dar edilmişti. MGK toplantılarında en aşağılık tavırlar sergilenmiş, Medya üzerinden en adi salvolar atılmıştı.
Rahmetli Erbakan, bütün bunlara göğüs germiş, ülkenin siyasi bir kargaşa içine girmemesi için, şahsına yapılan haksızlıkları ve hakaretleri sineye çekmişti. İsteseydi yapılan melanetleri halka şikayet eder, agresif bir politika güdebilirdi.
Ama yapmadı... Baskılar karşısında direndi ama kırılacak kadar zorlamadı... Oysa, zorlamalıydı... Karşısındakiler zordan anlayan cinsindendi çünkü. Erbakan Hoca'nın nahif nezaketini daima zaaf olarak algıladılar ve daha fazla üzerine gittiler.
Olanlar hala hafızamızda... Milletin seçtiği iktidara karşı psikolojik savaş açılmış, zinde güçler medyaya "saldır" komutunu vermiş, yargıyı da peşlerine takarak halkın iktidarını silindir gibi ezmişti.
Ardından gelsin paralar, gelsin yağmalar... 28 Şubat darbesi aslında tam bir "yağma harekatı" idi. Yağmacıların hepsi paylarını aldılar nitekim. Yirminin üzerinde bankanın içi boşaltıldı. 28 Şubatın generalleri banka yönetim kurullarına girdiler... Paraları çuvallara doldurup sırtlamak dahil, her türlü soygun şekli icra edildi.
O günün "kudretli generalleri" hala yaşıyor. Sayın Karadayı, Sayın Çevik Bir başta o günün sorumluları bunu neden yaptıklarını yargı önünde açıklayacaklar. Ülkenin seçilmiş hükumetini böyle aşağılık oyunlarla alaşağı etmenin hangi yetkiyle, hangi hakla ve hangi ahlakla yapıldığını izah edebilecekler mi, göreceğiz hep beraber...
Bakalım darbe yapmanın makul ve mantıklı gerekçeleri nelermiş!?...
Belki de yaptıkları için özür dileyecekler hepimizden. Hatta, belki de merhum Erbakan'ın mezarına gidip af dilemek inceliğini de gösterirler...
Ya da, yaptıklarının bir suç olduğu kanıtlanır cezaevinin yolunu tutarlar ahir ömürlerinde...
Tabii, bazı meslekdaşları gibi, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı yerine Belarus Cumhuriyeti vatandaşlığını seçmezlerse...