- Kategori
- Güncel
Aleviler yol ayrımında!

Şu Dersim tartışmaları açıkça gösteriyor ki, Tek Parti rejiminin ilk asimile ettiği kesim Aleviler olmuş. Buradaki "asimile" Alevileri rejimin temel ilkelerine ram etmek şeklinde ortaya çıkıyor.
Üstelik Tek Parti rejimi bunu dayak zoruyla gerçekleştirmiş. O kadar dayak atmış ki, sonunda dayak yiyenler "dayakçılarının" hayranı olmuştur. Buna Avrupalılar "Stockholm Sendromu" diyorlarmış ama galiba biz başka bir isim bulmalıyız; "Dersim Sendromu" gibi..
AK Parti iktidarı ile, hükumet etme şekli değişince, devletin gizli dehlizlerindeki günahları da ortaya çıkmaya başladı. Türkiye Cumhuriyetinin klasik "hükumet etme" anlayışı, "devlettir ne yapsa yeridir" şeklinde iken, bu defa, halkın iradesini öne çıkaran bir anlayış devletin başına geçmiş oldu.
Cumhuriyetin kurucu partisi olmakla her zaman öğünen CHP, bu kuruluş günlerinde ve sonrasında yapılan hataları, günahları üzerine almak istemiyor. Bunu da özellikle, partinin ve cumhuriyetin kurucusu M.Kemal Atatürk'ü kendine siper ederek yapıyor.
Oysa, zaman gölgelerin ardına sığınarak siyaset yapma zamanı olmaktan çıktı. Devekuşu gibi kafanızı kuma gömmeniz koca gövdenizi gizleyemiyor yani...
Başbakan Erdoğan'ın çiğ yemediği için karnı ağrımayan biri olarak, CHP'ye çaktıkça çakması, CHP'nin Dersimli olduğu halde, rejimin kendisine verdiği dersi iyice ezberlemiş genel başkanı Kılıçdaroğlu'nu abondone etmiş durumda.
Sayın Kılıçdaroğlu, yukarı türükse bıyık, aşağı türürse sakal... Herhalde, Dersim konusunun tamamen kapanmasını en içtenlikle isteyen bir kişi varsa o da, Dersimli Kemal Kılıçdaroğlu'dur şu günlerde.
Gelelim Alevilere... Bugüne kadar sürekli bir mağdurluk edebiyatı yapan, devletin kendilerini görmezden geldiğini iddia eden Alevilerin bir kısmı, şimdi Başbakanın Dersim faciasını gündemde tutması ve nihayet devlet adına özür bile dilemesiyle iyice afallamış durumdalar.
Onlar da tıpkı Sayın Kılıçdaroğlu gibi, ezberlerinin bozulmasının rahatsızlığı içerisindeler. Başbakana teşekkür edeceklerine, bu rahatsızlıklarının nedeni olarak gördükleri için kızıyorlar.
Ama nereye kadar... Pandoranın kutusu açılmıştır artık. Resmi tarihin uydurma hikayeleri sistemin "alacakaranlık kuşağından" çıkıp gerçeğin aydınlığında açıkça görülmeye başlandıkça, Alevi, Sünni; Türk, Kürt bu ülkenin tüm insanları tarih algılarını gözden geçirmek zorunda kalacaklar.
Bugün Aleviler için yol ayrımı günü ise, yarın başkaları için olacak.
Bu ülkede ters yüz edilen tarih, yeniden ve düzgün şekliyle okunup yazılmaya başlanacak...
Bunun önüne geçmeye kimsenin gücü yetmez. Herkes kendini, buna hazırlamalıdır bu ülkede...
Aksi halde, bir kısım Dersimliler gibi, kendilerine verilmiş "dersleri" sonuna kadar ezlerlemiş olanlar, bu ezberler bozuldukça çok ağır travmalar yaşayabilirler...