- Kategori
- Güncel
301'den kim rahatsız?

Malumu olduğunuz üzere ülkemizde gıda fiyatlarında önemli bir artış var. Ekonomik göstergeler iyi gözükmüyor. Ülke genelinde bir huzurusuzluk , ticaret hayatında sönüklük, vatandaşta umutsuzluk var.
2002 Kasım ayında başlayan umut rüzgarı artık sona ermiş vatandaş AKP için; 'Bunlar da diğerlerinin aynısı' demeye başlamıştır. Ülkenin kalkınması ve demokratikleşmesi için ön şart olarak değerlendirilen Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanlığı da gerçekleşmiş ama vatandaşı etkileyen bir iyileşme olmamıştır.
Ülke genelinde asayişsizlik, işsizlik hat safhaya çıkmış ve toplumsal bir buhranın eşiğine gelinmiştir.
Hükumet böylesi bir ortamda AB komiserlerine şirin gözükmek, AB toplantılarında caka satmak için 301. maddenin değiştirilmesi için yasa teklifi verdi.
Aslında bu teklif için değişiklik demek doğru da değil, çünkü bu değişiklik yürürlüğe girdiğinde artık 301. madde hükümsüz hale gelecek ve yıllardır 301. maddenin kaldırılması için bas bas bağıran DTP'liler ve PKK'lılar rahat bir nefes alacak, yıllardır yürüttüğü terör faaliyetlerini TV'lerde ve diğer iletişim olanaklarını kullanarak türlü iftiralarla destekleyecek, ülkemize milletimize kurumlarımıza ve tarihimize olmadık hakaretleri edecek ve bunun neticesinde kendilerine hiçbir yaptırım uygulanmayacak.
Türk Ceza Kanunumuzun 301. maddesini düşüncenin önündeki bir engel olarak görenler ya madde metnini tam okumamışlardır ya da gerçekten art niyetlidir. Çünkü maddenin son fıkrasında eleştiri amacıyla yapılan açıklamaların suç oluşturmayacağı açıkça belirtilmiştir.
Sayın başbakanın bu konudaki tutumu ise her zamanki gibi hayli ilginçtir. Çünkü kendisi ülkemizin, AB üyelik sürecinde bir ülke olduğunu dolayısıyla kriterlerin eksiksiz uygulanacağını belirtiyor.
Şimdi sormak gerekiyor, hangi kriter diye?
Uzun zaman önce burada yazmış olduğum, Ne 301'ler Var Şu Dünyada adlı yazımda 301. madde benzerlerinin ve daha ağır yaptırımlılarının Avrupa ülkelerinin kanunlarında yer aldığını belirtmiştim.
Dolayısıyla Avrupa, kendi ülkesi için güvence altına aldığı bazı şeyleri Türkiyenin kaldırmasını istemekle büyük bir ikiyüzlülük göstermektedir.
Ayrıca sormak gerekiyor başbakana; Yarın AB ülkeleri Sözde soykırımın resmen tanınmasını bir ön şart olarak koyarsa o şartı da 'kaderimizdir çekeceğiz' gibi bir anlayışla mı değerlendirecek?
Türkiyenin AB gibi bir hedefi yoktur , olmamalıdır da zaten. Ülkemizin temel hedefi büyük önder Atatürk'ün ifade ettiği Çağdaş medeniyetler seviyesinin üstüne çıkmak olmalıdır. Bu hedefe ulaşmak için de 301. maddeyi kaldırmak ve değiştirmek gerekmiyor.
301. maddenin varlığından ben rahatsız olmam. Çünkü ben ülkemi, milletimi devletimi tarhimi ve Türk Silahlı Kuvvetlerimi ve diğer ana kurumlarımı seviyorum. Devletime bağlı bir vatandaşım. Zaman zaman eleştiriler de yönelitirim ama zaten yasanın metni açık; eleştiri amacıyla yapılan açıklamalar suç oluşturmaz diyor. Demek ki aşağılamadığım sürece eleştirmemde de bir sakınca da yok.
301'den kimin rahatsız olduğu konusunda MHP bir muhalefet atağına girişmiş. www.kimrahatsiz.com adlı internet sitesinde 301. maddenin bu halinden kimlerin rahatsız olacağını açıkça ortaya koyuyor. Böylesi demokratik ve güzel çalışmayı yapan MHP'ye teşekkürü bir borç biliyorum.
Ülkemizin birlik ve bütünlüğüne yönelik böylesi ağır tehlike ve tehditlerin sürdüğü bir ortamda 301. maddenin değiştirilmesini öngörmek çok büyük yanlıştır.
Ancak pirinç fiyatlarındaki olağanüstü artışa Vatandaşlar da pirinç yemeyiversin diyen bakanların idare ettiği ülkemizde bu konuda yapılan çalışmaları anlamak kolaylaşıyor.
Son cümle olarak 301. maddeden ben rahatsız değilim. Çünkü ben bölücü, işbirlikçi, ayrılıkçı değilim.
Saygılarla.
2002 Kasım ayında başlayan umut rüzgarı artık sona ermiş vatandaş AKP için; 'Bunlar da diğerlerinin aynısı' demeye başlamıştır. Ülkenin kalkınması ve demokratikleşmesi için ön şart olarak değerlendirilen Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanlığı da gerçekleşmiş ama vatandaşı etkileyen bir iyileşme olmamıştır.
Ülke genelinde asayişsizlik, işsizlik hat safhaya çıkmış ve toplumsal bir buhranın eşiğine gelinmiştir.
Hükumet böylesi bir ortamda AB komiserlerine şirin gözükmek, AB toplantılarında caka satmak için 301. maddenin değiştirilmesi için yasa teklifi verdi.
Aslında bu teklif için değişiklik demek doğru da değil, çünkü bu değişiklik yürürlüğe girdiğinde artık 301. madde hükümsüz hale gelecek ve yıllardır 301. maddenin kaldırılması için bas bas bağıran DTP'liler ve PKK'lılar rahat bir nefes alacak, yıllardır yürüttüğü terör faaliyetlerini TV'lerde ve diğer iletişim olanaklarını kullanarak türlü iftiralarla destekleyecek, ülkemize milletimize kurumlarımıza ve tarihimize olmadık hakaretleri edecek ve bunun neticesinde kendilerine hiçbir yaptırım uygulanmayacak.
Türk Ceza Kanunumuzun 301. maddesini düşüncenin önündeki bir engel olarak görenler ya madde metnini tam okumamışlardır ya da gerçekten art niyetlidir. Çünkü maddenin son fıkrasında eleştiri amacıyla yapılan açıklamaların suç oluşturmayacağı açıkça belirtilmiştir.
Sayın başbakanın bu konudaki tutumu ise her zamanki gibi hayli ilginçtir. Çünkü kendisi ülkemizin, AB üyelik sürecinde bir ülke olduğunu dolayısıyla kriterlerin eksiksiz uygulanacağını belirtiyor.
Şimdi sormak gerekiyor, hangi kriter diye?
Uzun zaman önce burada yazmış olduğum, Ne 301'ler Var Şu Dünyada adlı yazımda 301. madde benzerlerinin ve daha ağır yaptırımlılarının Avrupa ülkelerinin kanunlarında yer aldığını belirtmiştim.
Dolayısıyla Avrupa, kendi ülkesi için güvence altına aldığı bazı şeyleri Türkiyenin kaldırmasını istemekle büyük bir ikiyüzlülük göstermektedir.
Ayrıca sormak gerekiyor başbakana; Yarın AB ülkeleri Sözde soykırımın resmen tanınmasını bir ön şart olarak koyarsa o şartı da 'kaderimizdir çekeceğiz' gibi bir anlayışla mı değerlendirecek?
Türkiyenin AB gibi bir hedefi yoktur , olmamalıdır da zaten. Ülkemizin temel hedefi büyük önder Atatürk'ün ifade ettiği Çağdaş medeniyetler seviyesinin üstüne çıkmak olmalıdır. Bu hedefe ulaşmak için de 301. maddeyi kaldırmak ve değiştirmek gerekmiyor.
301. maddenin varlığından ben rahatsız olmam. Çünkü ben ülkemi, milletimi devletimi tarhimi ve Türk Silahlı Kuvvetlerimi ve diğer ana kurumlarımı seviyorum. Devletime bağlı bir vatandaşım. Zaman zaman eleştiriler de yönelitirim ama zaten yasanın metni açık; eleştiri amacıyla yapılan açıklamalar suç oluşturmaz diyor. Demek ki aşağılamadığım sürece eleştirmemde de bir sakınca da yok.
301'den kimin rahatsız olduğu konusunda MHP bir muhalefet atağına girişmiş. www.kimrahatsiz.com adlı internet sitesinde 301. maddenin bu halinden kimlerin rahatsız olacağını açıkça ortaya koyuyor. Böylesi demokratik ve güzel çalışmayı yapan MHP'ye teşekkürü bir borç biliyorum.
Ülkemizin birlik ve bütünlüğüne yönelik böylesi ağır tehlike ve tehditlerin sürdüğü bir ortamda 301. maddenin değiştirilmesini öngörmek çok büyük yanlıştır.
Ancak pirinç fiyatlarındaki olağanüstü artışa Vatandaşlar da pirinç yemeyiversin diyen bakanların idare ettiği ülkemizde bu konuda yapılan çalışmaları anlamak kolaylaşıyor.
Son cümle olarak 301. maddeden ben rahatsız değilim. Çünkü ben bölücü, işbirlikçi, ayrılıkçı değilim.
Saygılarla.