- Kategori
- İlişkiler
40 yıl

40 yıl sonra
Bambaşka bir telaşın ortasında koşuşturup dururken kalabalık bir çarşıda çıkmalısın birden karşıma...
Son 40 yıldır deli gibi başka şeylerin peşinden koşmuş olmalısın sen de.
O anda
Aynı telaş sarmalı ikimizi de ve her şeyi, hep beraber yapmışız gibi alışıvermeliyiz tek saniyede birbirimize.
Hep aynı anı beklemiş olmalıyız ara ara düşünüp koşarken bambaşka hayallerin peşi sıra.
Elimdeki poşetleri yavaşça öylece yere bırakıp bir adım atmalıyım sana, her şeyine inat, kötü ve keskin taraflarına da…
Sen yalancı, tepeden tırnağa yalan bir yüzle de olsa sıkıca tutarak bileğimden “Yetişmeliyiz” demelisin “Karşıyaka vapuruna”.
40 yıldır her gece yapıyormuş gibi huzurla açıp evimizin kapısını ve bırakıp gümüş kâseye anahtarlarını, açmaya başlamalısın bin ipek bohçaya sarılı güzel yüzünün ardındaki kapıları.
Dudaklarından “hayatım” sözcüğü her dökülüşünde bana seslendiğini bilerek, 40 yıl da böyle geçmeli aheste uslu…
Sonra hiçbir soru kalmadan aklımda ölebilirim bir bitki gibi iddiasız ve keyifli.