- Kategori
- Dünya Kadınlar Günü
8 Mart DÜnya kadınlar günü: Kadın olmak üzerine
16 Aralik 1977 yilinda Birlesmis Milletler 8 Mart’i Dunya Kadinlar Gunu ilan ederken; Turkiye’de ilk kez 1921 yilinda “Kadinlar Gunu” adiyla kutlanmaya baslamis. Bu kadinlara verilen onemi mi simgeliyor; yoksa yeterince verilemeyen onemin ufak bir tesellisi mi?. Bana ikincisi daha makul geliyor. Belki bir kadin duyarliligiyla yaziyorum ama erkeklerin de icten ice kadinin toplum ve aile icinde hak ettigi degeri gormediklerini bildiklerini dusunyorum. Her insane isine geleni seciyor ve oyle saniyorum ki bu erkeklerin isine geldigi icin bu boyle kabulleniliyor. Benim acimdan sasirtici olan sey bu gelenegin aslinda kadinlar (anneler, kaynanalar) tarafindan devam ettirilmesi. Icinde bulundugumuz cagin kosullarinda kadin ve erkegin aile ve toplum icindeki rollerinin degismesi gerekirken buna en siddetli tepki erkek cocuklarin annelerinden geliyor.
Bir kadin olmak kucuk yastan beri hep daha zor gibi gorunuyor. Kucuk bir cocukken tum firsatlar once erkek kardesinize taninir; siz okumak icin cok ugrasmalisinizdir. Bir de cinsiyetinize yapistirilan "zeki olmayan; ama calisarak basaran" bir kavram var. Ileriki yillarda bu trafikte hata yapan bir surucu gordugunuzde “kesin bayandir sofor” gibi on yargili sonuclara kadar varmakta. Kadinlarin kendilerinden yuksek maas almasina katlanacak cok fazla erkek oldugunu da dusunmuyorum. Kadin is hayatinda calissa da evde tum sorumluluk onun uzerinde olmalidir. Bir kadinin kaynanasi gozundeki degeri mutfakta ne kadar iyi oldugudur. Ogluna is yaptiran bir gelini kim sever ki; ustelik bu kaynana gencliginde calisan bir kadin olmus olsa bile. Bu dinamikleri anlamak cok zor; belki ezilmis insanin icinde biriktirdigi ezme istegi ve erkeklerin de basitca bu durumdan faydalanmasidir.
Gunumuzde kadinla erkek arasinda cetin bir iktidar savasi var; bu savasin anlami iki taraf icin farkli. Kadin, iktidari almaktan cok esit (esit olmak ayni olmak demek degildir) olarak var olma cabasini surduruken; erkek, esitsizlikten dolayi kendisine sunulmus olan iktidarini korumaya calisiyor. Bu nedenle kadinin calismasi ya da calismamasi bir seyi degistirmiyor, erkeklerin ve erkek annelerinin gozunde.
Kadin olmak, daha fazla guclu olmayi gerektiriyor ozellikle de gunumuzde. Her seye ragmen kadinlar eslerini, cocuklarini sevmeye, her seyin yukunu tek baslarina omuzlamaya devam ediyorlar. “Super Kadin” olmayi seciyorlar. Ben evde yardimin degil adil bir is bolumunun yasandigi, toplumda cinsiyete dayali ayrimlarin olmadigi ve kadinlarin da erkeklere soy isimlerini verdikleri bir dunyayi hayal ediyorum. Bunu bir kadin olarak hayal ediyorum; cunku hayatin bize daha adil davranmasi gerektigini dusunuyorum. Tum bu hayallerim gercek olmasa bile kadin oldugum icin cok mutlu oldugumu soylemek istiyorum.
Tum kadinlarin dunya kadinlar gununu kutluyorum.