- Kategori
- Gündelik Yaşam
Bir kaç saat içerisinde bir adam öldürülecek!

Bir kaç gün içerisinde kendisini savunma yetisine "an itibarı ile" iye olmayan bir adam dört duvar arasından silahlı insanlar tarafından alınacak ve öldürülecek. Bir kaç gün içerisinde insanlığa karşı suç işlemekle yargılanan bir insan öldürülecek.
Bir kaç gün içerisinde ülkesi yabancı ordular tarafından işgal edilerek devrilmiş olan eski bir devlet başkanı, meşruiyeti ve hukukiliği tartışılır bir mahkemenin aldığı kararla öldürülecek. Bir baba, bir kardeş, bir oğul, bir katil, bir cani ama bir insan, her şeyden önce bir insan ölümü bekliyor, tüm dünyanın onun ölümünü beklediği gibi.
Geri dönülemez bir sonuçla karşı karşıyayız. Suçlu ya da değil. Orada bir insan kendisini öldürmek için almalarını bekliyor ve uzakta bir insan da bu ölüm haberini almak için sabırsızlanıyor.
Devlet eli ile işlenilecek olan bu cinayeti bilmek ve engel olamamak insan olarak beni acıtıyor. Tıpkı öldürülecek olanın yaptıklarının canımı yakması gibi. İnsan insanın katili olmamalı bu vebalin altından kalkmak çok zor. Bir insanın katledileceğini bilerek uyumak, iyi olmak, huzurlu olmak da zor. Kaç zamandır dualarımda bu ölümün infazdan önce gerçekleşmesi var. Tanrı'ya bu canı almak için aracı olarak katilleri kullanmaması için yalvarıyorum.
Acı çekiyorum. Uygar bir dünyayı özlüyorum. İdam kavramı'nın adının dahi unutulduğu uygar bir dünya çok mu zor?