​ Birinci sıra / Aile / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Şubat '15

 
Kategori
Aile
 

Birinci sıra

Gün içerisinde, kapının gıcırtısıyla başlayan hareket, yaşamdaki dolulukla birlikte, gecenin geç saatlerine kadar devam etmektedir. Sabah evden çıktığınızda, onlarca farklı değişiklik ve farklı görüntülerle karşılaşırsınız. Bunların hiçbiri sizi fazlaca ve derinden etkilemez aslında. Akşam olup eve döndüğünüzde sizi kendinize getiren yine bir kapı gıcırtısıdır.

Evin içerisinde sizi artık ikinci bir yaşam beklemektedir. Devam ettirdiğiniz hayatınızın birinci evresinde aileniz ve çocuklarınız sizin birinci sıranızdan hiç inmezler. Değişmeyen koşullar ve gelenekleriniz size bu yaşamda birinci sırayı hiç bozmamanız ve bu sıranın birinci sırada kalmasını sağlamanız için baskıyı kurmuştur. Bu çizgiden ayrılmak yada bu çizgiden küçük bir sapma göstermek hiç bir zaman hakkınız değildir. Bu hakkı kendinizde görme isteğiniz ya da kendinize ait bir önceliği öne çıkarma talebiniz, baskı oluşturan bireyleri öne çıkartıp bu eyleminize engel oluştururlar. Durumu pek fazla belli etmeseler bile, bu sefer de siz kendinizle çatışma içerisine girersiniz. Alışılmış süreç artık sizi de yavaş yavaş değiştirmiş, doğru olduğuna inandığınız davranışlarınızı bile size yanlış yapıyormuşsunuzcasına algılamanızı sağlattırır. Zaman ilerledikçe doğru düşündüğünüz ve harekete geçirmek istediğiniz doğrular, sizde de farkında olmadan yanlış düşünenlerin ve bunu uygulatmak  isteyenlerin inisiyatifinde gerçeklik buldurtur. Sizdeki durum, artık yavaş yavaş kanıksanma seviyesine kadar gelir ki, sizde bir müddet sonra, bu durumu kabullenir, kendinizi tanıyamaz ve içinden çıkılmazlıkların ortasında bulursunuz.

Tabiki bu iç yaşam ve dışarıdan destekli dayatmalar, aile içerisindeki birinci sırayı sarsmaktadır. İçerisi asla birinciliği kaptırmak istemezken, siz bunun artık değişebileceğini düşünmeye başlamışsınızdır. Hayat hep böyle mi devam edecek, yoksa süreçte farklılıklarda olacak mı, diye düşümeyi, hakkınızmış gibi algılarsınız beyninizde. Sanki, bir ara galibiyeti elinize almış gibi hissedersiniz, şaşkınlık içerisinde. Oysa, bu beyine gelen küçük mutluluk hücresinin hazzı fazla uzun sürmeyecektir. Siz yapacaklarınızın hayalini daha yeni kurmuşken, sarsıcı birkaç söz, ters geri dönüş, kendinize getirir sizi, ve haddinizin size nasıl bildirildiğinin tartışmasına girersiniz. Bazen, durumu kabullenmiş gibi görünseniz de nasıl olsa sıra bana gelecek ve önceliklerimi öne alacağım düşüncesiyle kendinizi kandırıyorsunuzdur.

Aslında siz gerçekten kaybetmişsinizdir bu öncelik yarışını. Kabullenmekten ve kendinizi kandırmaktan başka çareniz yoktur aslında.    

Ahmet Keleşoğlu  27.02.2015

ahmetmahmutkelesoglu@hotmail.com

 
Toplam blog
: 7
: 315
Kayıt tarihi
: 03.12.14
 
 

1962 yılında Ünye'de doğdu. 1984 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi İİBF Maliye bölümünden mezun ol..