- Kategori
- İzmir
Coşkun Karabulut 13. İzmir Kitap Fuarı'ndaydı.

Milliyet Blog yazarımız Coşkun Karabulut 13. İzmir Kitap Fuarı'na konuk oldu.
13. İzmir Kitap Fuarı kapılarını ziyaretçilerine açtı. İlgi oldukça fazlaydı. Organizasyon, tanıtım mükemmeldi diyebilirim. Mizah olarak ele aldığım klonlanmanın benim için ne kadar gerekli olduğunu Kitap Fuarı'nda hissettim :) Üç ayrı salonda düzenlenen söyleşi, panel, şiir dinletisine mi yetişeyim, fuarı gezip dolaşarak yayınevlerini, kitapları, kitaplarını imzalayan yazarları mı ziyaret edeyim, haber verdiğim için gelme olasılığı olan İzmirli arkadaşlarımızı mı bekleyeyim, yoksa İzmir'e, fuara sadece bir günlüğüne gelen MB yazarımız Coşkun Karabulut'la mı görüşeyim. Hepsini yapabilmek zor. Klonlanmak şart :)
Montrö kapısından girip kitap fuarının bulunduğu alana giderken İzmir Fuarı'nı bir İzmirli olarak ne kadar çok sevdiğimi bir kez daha anladım. Bir an banklara oturup yeşillikler arasında, kuş seslerini dinlemek istedim.
Fuara ulaşmak kolay, içeri giriş ücretsiz. Yiyeceğiniz, içeceğiniz de yanınızda olsun, oturun banklara... daha sonra isterseniz yürüyüş yapın, bir değişiklik olsun hayatınızda, bir günlüğüne de olsa.
Henüz kimse yoktu, az sonra Esma (Kahraman) aradı. Sevgili blog yazarımız Kenan Gül'ün ani vefatı karşısında üzgündü, bitkindi, sesinden ne denli üzüntülü olduğu da belliydi, gelemeyeceğini bildiriyordu. Bloguna yaptığım yorumu yineliyor, sevgili arkadaşımız Kenan Gül ve kardeşi Erdal Gül'e Allah'tan rahmet, kederli ailesine, sevenlerini sabır ve başsağlığı diliyorum.
Esma ile konuştuktan kısa bir süre sonra Kuşkayası geldi, çok kısa görüştük. Arkadaşları ile buluşacağı için izin istedi. Ben de bir süre sonra içeri girip Edebiyatçılar Derneği'ni ziyaret ettim. Sevgili Coşkun Karabulut henüz gelmemişti. (Daha sonra Fethiye'den sabah yola çıktığını, İzmir'e bu nedenle ulaşmasında gecikme olduğunu söyledi.) Zamanı değerlendirmek için Sabahattin Ali resim sergisini, ÇYDD ve THK ve başka standları ziyaret edip fotoğraflar çektim. Dışarıda bekleyen arkadaşımız hala yoktu. Demek ki bugün bu kadardık. Tekrar Edebiyatçılar Derneği standına gittim. Coşkun bey gelmişti, tanıştık, 'aslında tanımadı, blog resmimden farklı olduğum için pek inandırıcı gelmedim, iyi ki İzmir mavilim oradaydı :)' İzmir Mavilim de benden az önce gelmiş. Daha sonra Kuşkayası ve Murtaza Çiçek geldiler. Kök Yayıncılık standında bulunan Nuray hanımın da gelmesiyle sayımız arttı. Hep birlikte fotoğraf çekildik. Konuklarımız vedalaşıp ayrıldıktan sonra İzmir Mavilim'e THK standından bahsedince bir kez de birlikte ziyaret ettik, fotoğraflar çektik.
Tekrar Edebiyatçılar Derneği standına döndük. Coşkun bey ve İzmir Mavilimden izin isteyip Etkinlikler Programı içinde yer alan; Cumhuriyet Kitapları'nca düzenlenen Konuşmacı: Sevgi Özel'in "İktidar Benim, Ne İstersem Söylerim" (13:00 - 13.45) ardından Altın Kitaplar'ca düzenlenen Konuşmacı : Ethem Kocabaş'ın "Zihnin Şifresi-Ben Kimim?" söyleşilerine katıldım. Blog yazarımız üç nokta telefonla aradığında söyleşi henüz bitmişti. Coşkun beyin yanında olduğunu iletince "Bir kaç dakika sonra aranızdayım" dedim.
Coşkun Karabulut, İzmir mavilim, üç nokta ve ben konuştuk, fotoğraflar çektik, çekildik. Biraz daha sohbetten sonra üç nokta ile birlikte Coşkun bey ve İzmir mavilim ile vedalaştık. Coşkun beye Ölüdeniz'e gelme sözü verdim. üç nokta ile fuarı gezmeye devam ettik, Evrensel Basım Yayın'ca düzenlenen Konuşmacılar: Ataol Behramoğlu, Sennur Sezer'in "60 Kuşağı ve Şiir" söyleşisi tam bize göreydi. Zamanımız vardı. Dışarı çıktık, çay bahçesine oturduk. 24 Şubat Bostanlı buluşmasından beri görüşmediğimizden olacak zamanı oldukça geçirmişiz, ne söyleşi kalmış ne şiir. üç noktayı kitap fuarının kapısında bırakarak nöbeti devrettim.
Bugün üç salonda da söyleşi, panel vardı. İzleyebildiğim iki söyleşi de beni mutlu etti. Bilgilendim. Yarın da var, öbür gün de var... ta 27 Nisana (27 Nisan dahil) kadar sürecek. 13. Kitap Fuarı'nı ziyaret edin. Önce etkinlik programını inceleyin.
http://www.izmirkitapfuari.com/
Fuarda diğer arkadaşlarımla paylaştığım bir konu vardı. Düşündüm de, Kitap Fuarı ve benzer etkinliklere Milliyet, Milliyet Blog katılabilir mi?
Ne mi yapılır, bi düşünün bakalım, neler yapılmaz...
geceler
herkesin dört nala geçtiği
gece çölünden
yürüyerek geliyorum
düşe kalka
toz içinde
sabahlara geç kalışım bundan
siz geldiğime şükredin
Teşekkürler, sevgili dost insan Coşkun Karabulut