- Kategori
- İzmir
Kitap fuarı izlenimleri..

Bugün kitap fuarını gezdim..
Kitap fuarını gezdim ama kitap fuarının yanındaki holde açılan kozmetik fuarın gösterilerini izledim.
Şöyle oldu: Kitap fuarı hollerinde dolaştıktan ve bir kaç kitap seçtikten sonra, bir kahve içmek, biraz dinlenmek üzere üst kattaki cafeye çıktım.
Cafe'nin sağ yanına otursaydım, yine kitap fuarını izleyecektim. Ama ben sol yanına geçip oturdum. Bir de ne göreyim; bu yanda da kozmetik fuarı varmış.
Kahvemi içerken izlemeye koyuldum. Önce bir gelinlik giydirdiler bir genç kıza.. En son başına bir taç geçirip alkışladılar. Sonra da yetkililer süsleyenlere plaket verdi.
Daha ilginç olanı sonradan geldi. Bu bir saç yapma yarışması.. Yani kuaförlerin beceri yarışması..
Altı veya yedi tane güzel bayan sahneye çıkıp birer tabureye oturdular. Bu arada dans müziği başladı. Bir kaç genç break dance (doğru mu yazdım acaba) yapmaya başladılar.
Derken kuaförler geldi. Her biri bir bayanını başı üzerinde çalışmaya başladı. Yarım saatlık hızlı bir çalışmadan sonra, eserler ortaya çıktı:
1-Palmiye ağacı
2-Tavus kuşu kuyruğu
3-Kirpi sırtı
4-Termit yuvası
5-Meyve sepeti
6-Ayçiceği başı..
Bu isimlendirmeler bana ait tabii. Gerçekte bu saç modellerinin bir adı vardır muhakkak.. Ben görüntüye bakarak bu yapıtları anlatmaya çalışıyorum.
Sonunda hangisi pek anlayamadım ama, yine birine bir plaket verildi. Tribünlerdeki izleyiciler alkışladı..
"Baş yapmak" büyük bir sanat elbette. İnsanları-özellikle de kadınları- güzelleştirmek de önemlidir. Önemli olmasa bu kozmetik sanayi bu kadar büyür müydü..?
Öğretmenleri tarafından kitap fuarını gezmeye getirilimiş orta mektep çocuklarının, "fast food" tıkınırken çıkardıkları gürültü başımı ağrıtmasaydı, belki biraz daha oturur, başka etkinlikleri de anlatırdım size.. Ama, öğrenci gürültüsünden yılgın başım, daha fazlasını kaldırmadı ve ayaklarıma "kalk yürü" emrini verdi.
Kitap fuarı mı..??
Orda anlatacak bir şey yok.. En azından yeni bir şey yok..
Yetmiş milyonluk bir ülkenin üçüncü büyük şehrinde düzenlenmiş bir kitap fuarı, bir-iki bin metrekarelik alanda, bildik kitaplar, bildik fiyatlara satılmaya çalışılıyor.
Çoğu da, bir türlü aşamadığımız 1930-1940 arası tarih ve ideolojisini anlatan aynı içerikli kitaplar.. Bir de yetmişli yıllarını genç yaşta öldükleri için "efsaneleşen" direnişçileri; Che Guevera başta olmak üzere, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının posterleri, şiirleri..vs..
Bu tür fuar etkinlikleri için yapılmış pavyonun bir yanında kitap, bir yanında kozmetik..
İkisi de "baş" için.. Biri içine biri dışına.. Hangisini alırsanız artık..!