- Kategori
- Trafik
Dün ölümden döndük!

Trafik kazasının nedeni her zaman dikkatsizlik midir? Yada, hangi durumda sürücüler dikkatsizlikle suçlanır ve ceza alırlar?
Pazar öğlenimizi burnumuzdan getiren bu sefer sürücü dikkatsizliği değil; belediyenin işgüzarlığı oldu.
İzmir’in en akıcı yollarından bir tanesi Yeşildere. Özelliklede Pazar günleri trafiğin en yoğun olduğu günlerden bir tanesi. Benim kentimin belediyesi refüjlerin üzerindeki ağaç dallarını toplamak için seçebileceği en berbat günü seçip, Pazar günü sol şeride, viraj başlangıcına hiç bir uyarı levhası yada trafik işareti koymadan viraj sonunda usul usul ağaç dallarını toplamaya devam ediyor. Cezayı biz yediğimiz için suçluyuz tabii Pazar Pazar ne işimiz var Yeşildere’de sol şeritte öyle değil mi? Normal hızımızla seyir ediyoruz, yaptığımızda iş mi yani? Biz nasıl tahmin edemedik o sol şeritte elinde kırmızı bir uyarı bayrağı sallayan birinin olduğunu, hatta belediyenin o ağaç dallarını topladığını. Hemde viraj sonunda. Bizim tahmin edemediğimiz gibi önümüzde devam eden 3 araçta tahmin edememiş olacak ki en öndeki araç viraj sonunda birden belediye işçisinin karşısında görünce frene basmış. Tabii önümüzdeki 2 araçta durmuş. Biz duramadığımız için önümüzdeki araca çarptık. Allahtan hiç kimse yaralanmadı resmen ucuz atlattık. Daha doğrusu polisin gelmesi 2 saati bulsaydı sanırım bir kaza daha olurdu. Lüzumsuz zamanlarda her köşe başında bir polis görmeye alışık olduğumuz trafikte Pazar günü 3 defa aramamıza rağmen polis ancak tamı tamına 1 saat sonra geldi. Arabaları yerinden oynatamadığımız için şeridin sonunda polislerin gelmesini bekledik.
Sevgili belediye işçilerinin elinde levha namına birşey olmadığı yada ağaç toplama ile ilgili bir uyarı levhası bulamadıkları, bizim koyduğumuz reflektörüde bir araç ezdiği için uyarı levhasıda koyamamıyoruz. Bizim yaptığımız gibi normal seyrinde devam eden araçlar viraj sonunda birden, bizim duran aracımızı fark edip basıyolar frene. Yeni ve büyük bir kaza olma olasılığı kesin. Yeşilderede, can pazarına dönüyor bizim güzelim Pazar günümüz.
Hummalı bekleyişin ardından, 3 defa telefon ettiğimiz polis memurları geliyor. Önce can kaybı olup olmadığını soruyorlar, arabalara bakıyorlar, verdikleri tepki inanılmaz komik geliyor bana. Soruyoruz, “Pazar günü bu kamyonun burada ne işi var”? “Kim izin veriyor? Aldığımız cevap daha korkunç. Belediye, Trafik Şube Müdürlüğü’nden izin alıyor refüjdeki ağaçların dallarını toplamak için,onlarda izin veriyorlar. Biz izin vermesine karşı değiliz ama herşeyin bir saati var be kardeşim. Tamam, hadi gündüz yapacaksın bu işi onu anladık ama bari viraj girişine bir uyarı levhası koy yada şeridi iptal et. Ben nereden bileyim virajın sonunda karşıma bir belediye işçisinin elinde bayrak sallayarak çıkacağını.
Paşa paşa cezamı yedikten sonra tutanaklar tutuluyor, öndeki araç temiz ancak bizim araçta kaputumuz ve sol farımız hasar alıyor, büyük bir kaza atlatmadan yani ölmeden evimize sağ sağlim varıyoruz.
Sinirlerimiz yıpranmış, moralimiz bozuk düşünüyoruz “insan canı neden bu kadar ucuz?