​ Bir gün Fenerbahçe tüm branşlarda şampiyon olacak / Spor / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Nisan '09

 
Kategori
Spor
 

Bir gün Fenerbahçe tüm branşlarda şampiyon olacak

Bir gün Fenerbahçe tüm branşlarda şampiyon olacak
 

Fenerbahçe Acıbadem Türkiye Şampiyonu


Kategoriyi seçerken çok zorlandım. Aslında Fenerbahçe Spor Kulübü'nü yazmak istiyorum. Ancak kız voleybol takımının başarısından da söz etmek, bu büyük coşkuya ortak da olmak istiyorum. Kuşkusuz bütün bunları konuşurken kulübün motor gücü futbolu da es geçmek olmuyor ve elbette geleceğe dönük düşünceler, yeni fikirler...

Çocukluğumun Fenerbahçesi'nde iki branş hatırlıyorum. 1978 yılında babam elimden tutmuş, İnönü Stadına götürmüştü. Rakip, Zonguldakspor'du ve ben o gün ilk defa Cemil Turan'ı, Antiç'i, İvançeviç'i çıplak gözle izlemiştim. O gün Fenerbahçe rakibini 4-0 yenmişti. O gün satın aldığımız bayrak ben babamın evinden ayrılana kadar odamda çok önemli bir yer tutardı. Her şampiyonlukta evimizin balkonuna asılırdı. Aynı yıllarda salon sporlarında da Fenerbahçe basketbolda boy gösteriyordu. yine ilk maçım bir Beşiktaş karşılaşmasıydı. Çok büyük bir çekişme yaşanan maçı Beşiktaş kazanmıştı.

Zaten salon sporlarında neredeyse Fenerbahçe hiç yoktu. O yıllarda benim bildiğim bütün branşlarda Galatasaray ismi vardı; Beşiktaş'ı görürdük. Ancak Fenerbahçe'nin adı ya duyulmaz ya da rakipleri karşısında hiçbir varlık gösteremezdi. 1980'lerde durum değişmedi. 1990'larda da...

Ta ki, tarihler 15 Şubat 1998 yılını gösterdiği güne kadar. O gün Fenerbahçe Spor Kulübü'nün genel kurulu vardı. Acıbadem İstek Vakfı Okulları'nın önü ana baba günüydü. Aynı gün ben de okulun tam karşısındaki apartmana taşınıyordum. Akşam Galatasaray'la derbi maçı da vardı.

Aziz Yıldırım, Vefa Küçük'ü bir oy ile geçerek başkan olduğunda, Aziz Yıldırım'ı destekleyenlerin şapkalarının üzerinde bir yazı yazıyordu.

"Bir gün herkes Fenerbahçeli olacak!"

Slogan o günlerde çok konuşulmuştu. Ancak aradan 11 yıl geçtikten sonra ben şunu söyleyebiliyorum ki aslında başka şekilde dile getirilmeliymiş.

"Bir gün Fenerbahçe tüm branşlarda şampiyon olacak!"

Aziz Yıldırım başkanlığında Fenerbahçe'de büyük bir zihniyet dönüşümü yaşandı. Fenerbahçe yeni milenyumda bir anlamda çağ atladı. Rakipleri olan Galatasaray ve Beşiktaş'ı kelimenin tam anlamıyla yarıştığı tüm kulvarların dışına itti.

<ımg src="http://www.fenerbahce.org/pic_lib/2009-04-28_vol1.jpg" border="0">

Dün Fenerbahçe Acıbadem Kız Voleybol takımını izlerken şu yazının girişinde paylaştığım çocukluk günlerim geldi aklıma. Düşünün ki, yaşım 40 ve ben Fenerbahçe voleybol takımlarının ilk şampiyonluğunu geçen sene erkeklerde ve bu senede kızlarda ilk defa yaşıyorum. Üstelik bu başarı tesadüf de değil. Üç senedir finalin iki takımından biriydi Fenerbahçe. Hem kızlarda hem erkeklerde... Geçen sene erkeklerin finali sonrasında nasıl duygulandıysam, bu sefer kızlarda iki misli duygulandığımı hissettim. Bir de bu başarı yıllarca "Türkiye'de voleybol demek Eczacıbaşı demektir" sloganına dönüştürmüş bir Eczacıbaşı’nı finalde yenerek bu kupaya uzanıyorsa anlamı çok farklı oluyor. Kızlarımızı gönülden kutluyorum.

Fenerbahçe bu duyguyu taraftarlarına artık alıştırdı.

Kız basketbol takımı neredeyse 2000'li yıllara ambargo koydu. Erkekler iki senedir üst üste şampiyon oluyorlar. Bu sene şampiyonluğun en büyük adaylarından biriler.

Atletizmde Fenerbahçe sadece takımlar bazında başarılı değildir, takım uluslararası karşılaşmalarda Türkiye'yi temsil etmektedir.

Yüzücüler yine aynı dönem içinde Türkiye'de almadık kupa bırakmadılar, tüm rekorların sahiplerinin isimlerini değiştirdiler.

Boks, kürek, masa tenisi, güreş, yelken... Hemen hepsinde birincilik kürsüsünde Fenerbahçeli sporcuları görüyoruz.

Fenerbahçe Spor Kulübü'nün kendi imkânlarıyla yeniden inşa ettiği stadyumu yirmi gün sonra UEFA Kupası finaline ev sahipliği yapacak kadar modern bir tesis oldu.

Bir başka büyük tesis, kapalı spor salonun inşası 2010'nda Türkiye'de yapılacak büyük organizasyona yetiştirilmek üzere hızla devam ediyor.

Bütün bunların arasında motor güç futbolda da dört şampiyonluk kazanıldı. Ancak diğer branşlarda yakalanılan istikrar ve devamlılık sağlanamadı. Bunun nedenlerini burada konuşmayacağım. O bir sonraki yazının konusu olacak.

Fenerbahçe Spor Kulübü adına yakışan şekliyle artık spor kulübü olmuştur. Bu kulübü bu hale getiren, Avrupa'nın ilk 20 ekonomik gücü arasına sokan Fenerbahçe Spor Kulübü'nün başkanı Aziz Yıldırım ve yönetim kuruludur. Öncelikle bütün Fenerbahçeliler ona teşekkür etmelidir.

Fenerbahçe'de olanlar tarihe kalıcı şekilde yazılmıştır. Artık Fenerbahçe bulunduğu bütün branşlarda ekonomik güç haline gelmiştir. Kendi kendini finanse eder olmuştur.

Bu Fenerbahçe'yi yönetmeye soyunmak elbette kolaydır. Bugün Aziz Yıldırım'a "sen artık çekil, biraz da biz yönetelim" diyenlerin öncelikle bu tablo için söylemeleri gereken bir programları olmalıdır. Fenerbahçe Spor Kulübü 1998 yılında bıraktıkları yerde durmamaktadır.

Fenerbahçe'yi yönetmeye soyunanlar, Aziz Yıldırım'a ders vermek, onu yenmek, aralarındaki hesabı görmek için Fenerbahçe Spor Kulübü'nü alet etmeye kalkışmamalıdırlar.

Son söz de Aziz Yıldırım'a.

"Fenerbahçe'yi bu duruma getirdikten sonra, Fenerbahçelilere bir borcunuz daha var. Avrupa'da bir kupa, final ya da kalıcı ve istikrarlı bir futbol takımı oluşturmak... Bunun için de önünüzde 3 yıl daha var. En azından 2012'de görevi bırakırken bu başarının Fenerbahçe'ye kazandırılmış olması gerekiyor. Yani daha yapacak çok işiniz var. Yarım bırakmayın."

Evet, bu satırlar dün akşamki şampiyonluk sırasında yazıldı. Kızlarımızı kulüp tarihi için çok önemli olan bu şampiyonluk için bir kere daha kutluyorum.

Uzay Gökerman

http://www.adalarvekitalar.blogspot.com/

 
Toplam blog
: 2033
: 1268
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

"Keyif verici bir yalnızlık" olarak gördüğüm yazma serüvenimin en önemli merkezlerinden bir tanes..