- Kategori
- Aile
Ne güzel yaşayıp ne güzel gülüyordunuz

Baba, dedi Elif Naz, yaşım bir buçuk; şu deniz, Adalar'a giden bu vapur, martılar ve onlarla oynayan, oynaşan rüzgar ve annem, dedi Elif Naz, çok güzel!
Annem, dedi İbrahim Osman, annen, annenin yanındaki abi, onun yanındaki kız, vapurun içindeki ve dışındaki Ada dolu insan, insanlar ne güzel anneee!...
Sizi gidi çok güzeller,
sizi gidi ne güzeller;
ne güzel değil mi Heybeli
on bir on bir,
on iki, bir iki
üç ve dört!
Elif Naz Heybeli'ye ayak basar basmaz, İbrahim Osman; atlar, dedi, köpekler, kediler ve kahvaltı;beyaz peynir, pastırma, kaşar, domates, salatalık, mam ma mam maaaa!...
Heybeliada'da dayı, teyze, enişte, eş, kuzenler!...
Sen, dedin Ada muhabbetinin yanında çay çok iyi gitti; Aşk, ne güzel şey bu limonata, dedi, getir bir bardak daha getir arkadaş; dayı, bu okey masasından yenik bakmak hayata, İbrahim Osman'ın deyişiyle, uf oldu, ufff!...
Heybeli'de kahvaltının tadı da bir başkaymış, dedi annelerin annesi anneanne, evladım bir limonata da bana, soğuk olsun!
Yok canım, dedi anne, Elif Naz'la İbrahim Oman atlarla, köpekler ve kediler eşliğinde Ada'da dört nalaaaaa!...
Bir şey olmaz, dedi baba, şöyle kısa bir Ada turu yapıp dönerler; gülüyordu baba, gülüyordu anneanne, dayı, kuzen, kuzenin eşi, bütün Ada gülüyordu; ne güzel yaşayıp ne güzel gülüyordunuz.
Bir parça peynir atıyordu ağzına Elif Naz, atar atmaz koşuyordu atlara, at at at atlar çığlığıyla; bir dilim pastırmayı yer yemez İbrahim Osman, yaşına bakmaz koşturuyordu Elif Naz'ın ardından, at at at atların ve peşlerindeydi anne ve baba ve kuzen ve Ada ve Adalılar!...
Elif Naz
vapur benim dedi
benim vapur
annem ve
babam benim.
İbrahim Osman güldü
senin olsun dedi vapur
Ada benim
benim Ada
babam ve
annem benim.
Anneanne kahkahasında
hem vapur benim dedi
hem Ada
hem anne benim
hem baba.
Sen
çocuksunuz hepiniz dedin
vapura soralım
Ada'ya
anneye babaya soralım
bakalım kim kiminmiş
bilelim.
Anne güldü ilk
baba güldü
vapur güldü sonra
Ada güldü
ne güzel yaşayıp
ne güzel gülüyordunuz
dünya güldü son.