Ey böcek! Ölü bir plastik yiyen acınası Çöküyor çekiç sesleri ayak tabanına Boş düşlerine, serseri kıpırdanmana Sular çekilmiş hülyandan, ağa kanatlılar, bey çok ayaklılar
döner, fırlar, yaprakları kızıl, kökleri ariadne sırada durur, ağlar, elleri titrek hatice saftır, abdaldır, kanar ay, yüreği tanrı ülgen bekler, zamanı kara, cern' de üçgen gözler fedakar..
Issızlık çölünde gidip geleyim Dursun karşımda direnen tarafım Sevilip de öyle sana döneyim Ağlasın karşımda gülen tarafım Gizliyim aynada kendim göremem Uğraşsam na..
ben hiç aşık olmadım bu kentte bu kent yorgun, kuru bir yaprak tanesi gibi aşıkların şehri değil artık-elveda diyor sanki yok olmaya yüz tutmuş bir türkü gibi sallanıp duran..
sereserpe, karanlık, yağmur tutmuş sevdalarla dolutoz tutmuş anılarlayorgun ve ezikgelip giden bir hayatın ortasında şaşırtıcı bir varoluş ezgisi dinlerim baktığımda geceye..
herkes bir çift kanat düşlüyor bense, kanatların sahibinisakız dalları üstünde özgür gökyüzünü istiyorumkuru ekmek üzerinde ülkemin gülümsemesini…gecenin içinde köhne yaşam seslen..
Anadolu: kıvrılmış sancı çeken yoksul halkım yeter artık! Uyan!Kurumuş kanım Ulus! bir ekmeğin kaldı o da alınır öldüğün topraklar tek tek satılır İnsan?... açma gözlerini ..
ben biraz da izlerimi bırakıyorumsenin için… bırakıyorum hayatıadımlarım biraz insan biraz da gölgesevinç sektiren sudaben değilim artık ben biraz da izlerimi bırakıyorum
Denizi görüp anımsıyorum geçti aniden “dağ “ gibibir ömürgözlerinde bir denizkızınınkumsalda yüreğimin önüne düşmüş gibiyim seslendiğim tanımlanamaz bir boşlukmavilikte gözlerim
hiç sanmam serinleştiğini buraların her şey eskisi gibi biraz geç vakit yaşama zamanı saatin şöyle kendime bir gelsem yağmurda sağanak aşklara tutulurum ilk ..
Göktu Kara (1978-( Ozan) Toplumsal yaşantıyı düş-yaşantısıyla birleştirerek bu alanda diğer ozanl..