Sana; Şiir yazmak kolay oluyor Mümine! İki kalem kaş! İki badem göz! Gerisini Allah bilir!! Bir de ben bilsem!! Destan iste benden!..
Tipim değilsin Mümine! Bunu sen de biliyorsun! Ama neye yazayım? Dağlara, ovalara mı? Çayıra çimene mi? İnek miyim afedersin!!..
Ankaralı kardeşim “Nezom”da bugün sıra. Çocukça huyları var, dayanamıyor kara! * Duyunca Balkanlardan giriyor kar yağışı! İstanbula yol aldı, bırakıverdi işi! * Beyoğlu..
Memleketin yarısı, Akpartili idi ya! Kafam bozuldu buna, evi soktum sıraya! * Dedim ulan söyleyin, kim attı Erdoğan’a! Gözünüzden anlarım, yalan demeyin bana! * Çocuk..
Yukarıdan aşağı yazacaktım Baykalı! Kılıçdar, olmaz dedi , soldan sağa olmalı! * Ama akrostiş olmaz, oluyor normal şiir! Konjonktüre uyalım, onu edelim tehir! * Önümüz..
Mesut Selek Ağabey İzmir Aliağa’lı. Kumaşı özel dokum, çok özel ve pahalı. * Aydınlatır her yanı, doğan bir güneş gibi! Hücrelerinin dostluk ve sevgidir terkibi! * Geçe..
Manisaya girerken baktım cebim çalıyor! Dedim ulan kimdir bu , bu saatte arıyor! * Sabahın altısında, herkes dalmış uykuya! Açarım telefonu bakarım bizim Hülya! * Dedim..
Bizim Temel, kazayla düşmüş ıssız adaya! Adada bir başına, günler eklenmiş aya! * Hergün tepeye gidip gözetlermiş bir gemi. Dermiş” işaret verur kurtarurum kendumi!” * ..
İzmir’e döneceğim, izninizle ben gene! Shalimar’ı kaybettim, ararım döne döne! * Baktım yerler Ayçiçek kabuğu ile dolu! Dedim takip edersem bulurum doğru yolu! * Gerçek..
Unutmamıştım ben de Hasan Basri Özgen’i Ama uyanık çıktı faka bastırdı beni! * O Cimil yaylasından, soyum İyidereden! Balcı soyadımız da, geliyor o yöreden! * Trabzonda..
Doğum tarihim değişmedi ama çok şey değişti bu güne kadar. En başta, dede oluyorum! Evet; şaşırdı..