Masa tabaksız olmaz Masa bardaksız olmaz Bu masa sensiz olmaz Ama işte gördüğün gibi Yine kedimleyim. ..
İki kardeş kavga ettiler Sonra da efendim İkisi de kalkıp gittiler. ..
Ne zaman gelsem Sen gidiyorsun Kapını çalsam Duymuyorsun Oysa dışarıda Yağmur yağıyor Ay ışığı doluyor odana Görmüyorsun. ..
Plakta, Fazıl Say çalıyor Henüz bitmedi Bittiği zaman gidersin. Lütfen kapıyı Yavaşça çek. ..
Bakınca görürsün Bir bardağın yarı dolu olduğunu Ama hiç hatırlamazsın Diğer yarısını Kimin içtiğini.. ..
Ruhum ruhunun ateşiyle cayır cayır yanıyor Yadında güzel geçmişi acıyla ve yasla anıyor Bahçenden bir çiçek versen, merhamet eylesen Herkes bana bakıp sana tutulmuş köle sanıyor...
Sıra bende Takla atmak için bekliyorum Sayın büyüğüm İstersen bir takla daha Bir takla daha Ne dersin, Ne emredersin! ..
Vay babam vay, Sabah erken kalkamazmış, Kahvaltısını yatakta alırmış, Mutlaka ona Sultan hizmet etmeliymiş Okula istediği zaman gidermiş İstediği zaman gitmezmiş…..
Yarın İstanbul’a gidiyorum, Küfür küfür denizler Beyaz beyaz bulutlar Mavi mavi denizler Bana yol verecekler. Yarin İstanbul’a gidiyorum, Küfür küfür denizler..
Bu şiir sana armağan olsun Çeyizliğine koyarsın Sonra, hep sorarsın; nerede. ..
Mesleğim eğitimcilik… Şimdi artık emekli bir vatandaşım… biraz şairlik, biraz hayalcilik, biraz s..