işte yine düştün usuma sevgili yine özledim sesinin tonunu yüzünün rengini ve o masum gülüşünü ben ki saçının her teline türküler yaktım göz lerinin rengine ..
Bir buseydi yaşama bağlayan ve yürekten sevindiren beni seninleydi bu sevinç seninleydi bu sevi varsın taş duvarlar olsun aramızda varsın demir parmaklıklar,..
Kim kilit vurabilir dilime kim ben ki zeytin tanelerine işledim acılarımı ve tesbih yaptım zeytin tanelerinden parmaklarımın arasından kayan zeytin taneleri değil sö..
Geçmişi acılarla, ölümlerle dolu bir kent her meşesinde bir hüzün her şilanında gözyaşı vardır bu kentin genç, yaşlı, çocuk demeden niceleri yok edilmiştir bu kentte..
hüzünlü kaygılı ve yorgundum dersim toprağında bir sabah aylardan mayıs güzeli munzurdaki alabalıkları dağ yamaçlarındaki ceylanları ..
hüznün kapıları yarı aralık ölümle yüz yüzeyiz hep inançlı bir yaşam öyküsü sevdalı bir mermidir adımız katlanırım hüznüne, efkarına katlanırım ama katlanama..
Kokusunu arıyorum yarı yolda düşürdüğüm sigaramın seni arıyorum vurulup yere düşmüş bir ceylan gibi oyuncağını kaybetmiş bir çocuk gibi sessizliğini arıyorum..
Çocuktum,ufacıktım annem hep , derdi bana hep sustum yani dilsizleştim o günden sonra söylenecek sözümün çokluğuydu beni disizleştiren aslında sözümün taş gibi ağırl..
Ne martılar uğrardı bulunduğum koya ne de balıklar bir ben vardım bu ıssız koyda bir uyuyan deniz bir de sırtımı dayadığım kayalar bir ölü gibi uyurd..
Dağa çıktığında çocuk yaştaydı Seydo tüm ailesini yitirmişti baskınlarda gözleriyle görmüştü katledilenleri ve bizzat tanık olmuştu tecavüzlere günlerce savaştı o açlık susuzluk..
55 yasindayim. Edebiyat ogretmeniyim. 30 yili askin bir zamandir, bir dershanede ogretmenlik görev..