Dördüncü Murat hikayeleriyle büyütüldüm ben! “Attığı ok yedi yüz metre uzağa gidermiş!” “İki yüz elli kiloluk gürzle sabah sporu yaparmış!” Resmi de öyle heybetli çizilince ister isteme..
Bizim Selami Ankaraya gittiğinden bu yana çok değişti! Buradayken yüzü pek gülmezdi fakat esprilerime olumlu tepki verirdi! Uzun uzun gülerdi! Şimdi yok! Yüzünde kurgusal bir gülümseme ..
Nuh’un gemisinin Ağrı dağının yanındaki daha küçük iskeleye yanaşması konusunu ben Pirmete’den öğrendim! Dümen kilitlenmesi olmuş! Düşünün ki o yılların teknolojisiyle olan gemi o kadar olur..
Çok ırkçı bir Milletiz arkadaşlar! En devrimci ve en liberalimizde bu var! Nasıl anladım? İşim gereği dünya blog dünyasını inceliyorum! Dünyanın en tanınmış insanlarının bloglarını da okuyor..
Horluyorsan Mümine! Sorun yok! Nasılsa yüzük takacağız!! Geçiyor! Not: Reklama nazire bu!!..
Karadenizlinin aklını beğenmeyenlerimiz var burada! Siz ondaki mantığı anlayamazsınııız! Düz mantıkla anlaşılmaz o! Kıvrak bir mantık lazım! Bakın ne oldu? Seksen altı yılı! Dükkan..
Liseden arkadaşım var Sadettin! O edebiyat bölümünde okuyordu ben fenciydim! Teneffüslerde beraber simit yerdik! Okulun tuvaletinde de sigarayı beraber içerdik. Sadettin duydum ki yayınevi sahibi..
Hep öyle olur zaten! Eskiden margarin sıvı yağ kıtlığı vardı. Ta Maltepe'ye giderdim margarin almak için! Ankara Pazarları adında market vardı orada. İki margarin verirlerdi! Fazla yok! Tam ..
Dün derste; Kalbi öğrenmiş oğlum! Kanı pompalamaya yarar dedi! O kadar mı dedim! O kadar dedi! Senin kalbin Mümine? O da mı?..
Caferi yanıma çağırdım düğmeye basarak! “Buyur Amirim!” “Dinleme çözümlerini getir çabuk!” Önemli birine dinleme yapmıştık dün akşam! Yatak odasına böcek sokmuştuk! Karafatma kılığında!..
Doğum tarihim değişmedi ama çok şey değişti bu güne kadar. En başta, dede oluyorum! Evet; şaşırdı..