Yoldayım... Yol, dayım. Yolculuk boyunca düşüneceğim. Elimde 7 saat var. Şöyle bir tarayacağım bizi, hatırladığım kadarıyla. Gidiyorum ya da geliyorum. Acıyı paylaşmaya sevdiklerim..
Bence önce altı kapıyı kapat, olmadı iki taşını kaç; siyahları değil, hep beyazları seç; bak karşında tavla şampiyonu var; ben Paşayım Paşa! Öyle zarı boşa atmam! Zar mı tutuyorum, ..
Sayfaları çeviriyorum, tarih sayfalarını, insanlık tarihine uzanıyorum, bize dönüyorum; okudukça sorularım artıyor; cevaplar kimlerde, nerelerde? Modern kavramı nerede duruyor? Akıl, ya biz..
Salt yaşıyor olmak, yaş baş kaç ne olursa olsun, BAŞARI mıdır? Salt yaşıyor olmak, diye tekrarlayıp uzun uzun sustu, bekledim ilk sözü. Devam etti, yaş baş kaç olursa olsun, ha; BAŞARI, kes..
Sait, bırak artık cebinde taşıdıklarını, dedi, onların da özgürce yaşamaya hakları var. İzmir'den Güllük'e, Güllük'ten İzmir'e gidip geliyordum; sıcaktı, etrafım taştı; taştığını görüyordum..
O yüzyılda o korsanı tanıdım. Okyanus içi....Esirler; kadınlar, çocuklar...Kopuyordu kollar bacaklar...Çok kan akıyordu... Kimin tarafındaydım, hatırlamıyorum; anımsadığım, kurukafa..
Kadın işten henüz çıkmıştı. Klasik sıkıcı bir iş günüydü işte. Yaşamak için para şarttı, o şart için katlanıyordu işe ve işyerindekilere. Olmasa olmuyordu. Tren bekliyordu. On dakikaya gele..
Tam tersi. Dikkat edersen burada TAM somut bir şeyden bahsediyorum. Tanım, tanımlama tamam da, pratikte neler oluyor? Kokuyu lütfen unutmayalım. Metroda var, trende; lütfen parfüm k..
Çiçek topladım, dedi ilk adam, çiçekler çok güzeldi, çoktu. İkinci adam, ama, ben geleli, dedi yarım saat oldu, elektrik faturamı yatırdım, oradan buraya geldim. Bugün deniz nasıl? ..
Arabamla gidiyordum. Kar. Soğuk. Yolda kalmaktan korkuyordum. Yalnızım. Birazdan gece olacak. Bir otel bulmalı. Sıcakta uyumak istiyorum. Bir insanla mutlaka konuşmalıyım. En kısa zamanda... ..
İzmir. Aşk ve Şiir. Müzik. Kitap. Varlık ve Sözcükler ve .... ..