Bugünün çocukları da böyle bilmeceler soruyor mu, bir birine , bilmiyorum.. Belki de bilgisayar oyunlarından, tv dizilerinden vakit bulamıyorlar böyle şeylere.. Bizim çocukluğumuzda..
Başka bir vesileyle benzer bir yazı daha önce de yazmıştım. Dün yatarken, travma tartışmaları sonucu yeniden aklıma geldi. Yattığım yerde bir hesap yaptım:Yetmiş milyonluk bir ülkeyiz.. Bu sayını..
AK Parti iktidarı, bu ülkede kendilerini "iktidara mahkum" hissedenlerde "travma" yarattı..!Tıpkı, Seksenli yıllarda, Cuntacıların, Merhum Özal'ın iktidar olmasıyla "travma" yaşamaları gibi..!..
Türkiye ihtiyacı olan yeni anayasa yapma yolunda yine tökezledi..Bir kesim, anayasa yapma yetkisinin "Kurucu İrade" lerde olduğunu söylemeye başladı..Anayasaları kurucu iradeler yaparmış..
Bu noktadan sonra ne söylense zaittir..Ancak, finale kalamamamıza rağmen, dünyaya kendimizi isbat ettiğimiz de bir gerçektir.Rüştünün tecrübesine yakışmayan hatasına rağmen, rüştümüzü isbat..
Türkler tarih yapar ama tarih yazmaz, diyen kimse, bizi iyi tanıyan biri olduğuna şüphe yok..! Tarih yazmak bir yana, nice tarihi olayların merkezinde bulunmuş insanlarımızın tarihe tanıklık ed..
Dünyanın başka ülkelerini bilmem ancak bizim ülkede "Laik yaşam tarzı" diye bir tarz yok..!Hiç olmadı, olması da mümkün değil üstelik..Teorik olarak "din" i tamamen dışarda bırakan bir "yaşam..
Konuşamıyoruz, tartışamıyoruz..Sosyal yaralarımıza neşter vuramıyoruz..Ağzını açanın lafını ağzına tıkayıveriyoruz..Bir an için şunları düşünelim:Hukumet ya da devlet, yarın itibariy..
Bu son Avrupa Kupasında, gençliği ve diriliği ile iki takım öne çıktı: Türkiye ve Rusya Üstelik bu sadece bedeni gençlik değil; ruhen de genç ve diri iki takım bunlar..Nüfüsu giderek yaşlanan..
Yüz on dokuzuncu dakikada gol yiyip, her şey bitti, dediğimiz bir anda, yüz yirminci dakikada bir gol bulup durumu eşitlemek..Ardından gelen penaltılarla sonuca ulaşmak..Bu olağanüstü futbo..
Edebiyat, kamu yönetimi ve gazetecilik tahsili... 27 yıllık eğitimcilik hayatından sonra emeklili..