Güneşli bir hafta sonunda adalar manzarası eşliğinde, hafif hafif esen rüzgar eşliğinde, yemyeşil çimenler üzerinde kahvaltı etmek mi ister misiniz?..Yoksaaa....Özel davetlerinizi, kutlamal..
Sen hep benimmiş gibi...Fakat hiç benim olmayan...Sen beni hiç sevmeyen gibi..Fakat hep sevenimsin...Sen hep bana gelen...Fakat her an gidecek gibi olansın....Çünkü sen KORKU’ ..
Öylesine birine öylesine bir günde Öylesine yazıldı bunlar, Kimse gocunmasın, kimse alınmasın..Öylesine biri ... Sana bu sözlerim..Gurur duyabilirsin artık kendinle..Başarılmazı ..
Kadın uzun zamandır kendini pek iyi hissetmiyordu.....Ne zaman biraz efor sarf edici hareketlerde bulunsa, kendini halsiz, bitkin yorgun hissedip dinlenme ihtiyacı hissediyordu.. Bazen de göğsün..
Off ya kadın olmak ne kadar zor şu hayatta.Üstelik hem kadın + hem eş iseniz daha bir zor...Üstüne üstlük hem kadın + hem eş + hem anne iseniz işiniz daha da zor...Hepsinin üstüne hem baya..
Siz hiç erkeklerin ağzından, "Evet hayatımın kadınıyla birlikteyim.. Eşi benzeri yok. Bu kadınla ömrümün sonuna kadar yaşayabilirim..." sözünü duydunuz mu?..Sanmıyorum... Çünkü her erkek hayatına..
Ve nihayet yalnızlığımla başbaşayım bir çocuk masumluğuyla, bir kedi sokulganlığıyla..Yalnızlık dediysem öyle dipsiz kuyularda yada karanlık oda köşelerinde yaşanan yalnızlıklardan değil benimkis..
Bahar mevsiminden midir nedir bilemiyorum, ilişkilerde bitmeler, terk etmeler, gidişler, gidildiği halde gidemeyişler yaşanıyor acımtırak bir tatta.... Her ayrılık yazısında bu hissediliyor.. Biti..
Annem ben bu anneler gününde sana hediye alamadım. Biliyorum senin için hediye alsam da, almasam da duygularının bana karşı değişmeyeceğini.. Zaten sen hiçbir zaman istemezdin sana hediye alınmasını...
"Bugün pamuk kalbinden taşınıyorum"Eşyalarımı bavuluma gelişigüzel doldururken fonda bu şarkı yankılanıyordu. O anki ruh halime uygun olarak.Eşyalarım dediysem öyle pahada ağır olanlarından de..
İstanbul'da doğmuşum... Dünyalar tatlısı bir kızım var... Herkesi kolay kolay sevemem... ..