Koştur, koştur, koştur Sonra Adalar gemisine bin Hani sen Pendik’e gidecektin. ..
(Balıkesir tipik bir taşra kenti. Hele 1940’larda.. nereye gidersiniz, ne yaparsınız… Ama yine de en güzel yeri Atatürk Parkı’dır. Ortasında oldum olası bir havuz vardır. Bir zamanlar bu havuzda kü..
Bu köyün bir derin ah çekeni var, kudurur Kimse dinlemez onu, geceleri kurtlar ulur Sen istediğin kadar bağır, şu Allahın çölünde İnsan anlamaz ama, sonunda bir çakal bulur. ..
Sarışınlar bu kadar mı kaprisli olurlarmış; aman yarabbi… Portakal belli ki kendi hem cinsleri içinde bir afeti devran. Ama , hele bir yanaşıp laf atmaya çalışın, bir yandan çarklı espri yapın, siz..
Bak bahar geldi, Bütün zakkumlar açıldı Gönlüme zehirler saçıldı. ..
Aniden İstanbul’dan bir ileti. “Anne…Baba… Biz Kuşadası’na bir sempozyum için gideceğiz. Ya gelin biz de kalın, kedilerimize bakın… Yada onları bir veterinere bırakmak zorunda kalacağız…” O zavallı..
Şu zavallı kalbim Kapıyı vurduğunda her bahar Pır pır eden bir kuş olur Uçar gider, karşı pencerede solur… Bugün herhalde sevdiğimden bir haber var Yoksa, neden bu ..
Yürü yarim çayırdan suretin kaldır Huriyi gördün de haydi aklını aldır Niye salınıp duruyon ki kuyu başında Sen de gönüllüsün biliyom kaşını indir. ..
(Çocukların kafaları müthiş karışık; bir yandan Cebir, Hendese, Tabiye dersleriyle boğuşup duruyorlar. Diğer yandan da Balkanları alt üst eden Alman ordularını izlemekte güçlük çekiyorlar. Alman or..
Biliyor musunuz, Fen-Edebiyat Fakültelerinden her yıl 5000 tane öğrenci mezun oluyor … Niye. Ortadaki görünen amaç, “Bilim adamı yetiştirme” . Fen-Edb Fak görünen işlevi bu da , Türkiye’nin bu ka..
Mesleğim eğitimcilik… Şimdi artık emekli bir vatandaşım… biraz şairlik, biraz hayalcilik, biraz s..