‘’Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet pâyidar kalacaktır.’ Cumhuriyet Güneşiydi; bugün semada pırıl..
Hani Kurban bayramı geldi ya… Hani bayramda da daha bir özenli sofralar hazırlanır, daha bir lezzetli yemekler yapılır ya;) Ehh et de bol… Kaburga dolmasının tarifini anlatayım de..
Mektuplar yazdım… Sayısız… Sayısız duygular döküldü satırların üzerine birer birer. Sarı, pembe, maviydi kâğıtlar. Sümbüller, papatyalar, laleler, mor menekşeler s..
Yine geçti günler, yine geçti mevsimler. Bahar, yaz, hazan derken, yine erdik Kurban Bayramına. Bin bir çeşit et yemeği tarifi varken! Bu da nerden çıktı demeyin lütfen.
Kaybolmuşluklarım var benim; çocukluğumda, Ürkek, Korkak, Çaresiz… Yaşanmışlıklarım var benim, Üzgün, Coşkun, Hüzünlü… Ağla..
Tut ki deniz kıyısındayız ikimiz, yine o bildik meyhanede Tut ki eleyiz, göz göze, diz dize, akar olmuş gönüllerimiz birbirine Tut ki gül bahçesindeyiz, sen bülbül, ben bü..
Yine, sahilin tenhalığındayım bu gece Sahil mi ıssızdı, ben mi? Söyleyemem ki kimseye Yine, gün batıverdi, bir çırpıda denize Yine ram oldu yüreğim, aşkın çaresizli..
Tanıştık sonunda! Yok, öyle yüz yüze değil. Yazdığı kitapla. Hani GoogLe uçsuz bucaksız bir kütüphane şekline bürünmüş olsa bile… Bilmiş şey;) Zaman zaman faydalansam da paylaştığı bilgilerden. Kit..
An be an! Nasıl geçti habersiz zaman Sevdanın tükendiği an, Güllerin vakitsiz solduğu, Bülbülün lal kesildiği an… Gün batarken denizin ufkunda;..
Topraktı tüllere bürünen… Yağmur olup güllere nakşeden. Kor idi yangınları alazlayıp, kalplere götüren. An’dı, anı bitiren. An’dı ömürleri tüketen. Adı yok! Titredi gitti...
Aydoğdu; kızgın güneşinde Ağustos'un, sararmıştı altın sarısı başaklar. Kırlangıçların göç dansın..