Güneş çekildikten sonra çıkardım evden. Yolum oradan geçmediği halde onun bulunduğu yolu kullanırdım, yolumu uzatırdım ama uzattıgıma da değerdi hani.. Çok da büyük o..
Kalbi heyecanla çarpmaya başladı. "kim o?" diye seslendi dışarıdaki sese yavaşça.. şifreli tıklama yinelendi..derin bir nefes aldı.. solgun görünüyordu ama ne farkeder.. ne kadar kızgın da ols..
Kalabalıktık. Küçük bir odamız vardı.. Ve küçük bir teneke sobamız kömür yakmazdık da odun yakardık. Bir kamyon odun gelir... evimizin önüne dökülürdü.. Kucak kucak odun taşırdık, ev..
Aydın Bozdoğan'a giderken yolumuz Nazilli üzerinden geçiyor... pazaryeri kasabasından geçersek Bozdoğan'a daha da çabuk varıyoruz. yani kestirme yol.. aslında sevmem bu yolu... iyi hatıra..
Önceden eskiciler olurdu hani... eskileri alıp yerine yenilerini verirlerdi.. eskiler alıyoom.. demir alıyoom.. bakır.. aliminyum tencereler alıyoom.. eskici geldi eskici haaaan..
Gökyüzünden siyah bulutların arasından sızan güneş, ışık huzmelerini taa aşağılara boz renkli denizin tam ortasına salıvermiş. Tıpkı bir projektör gibi... denizin ortasında gen..
Kaç çocuğun var diye sordum, işaret parmağını göstererek; - Bir çocuğum var, dedi. - Sadece bir çocuk mu, dedim. - Yook dedi; güldü, utandı, eliyle ağzını kapadı. ..
Küçük bir vedalaşma sahnesinden sonra neredeyse ağlayarak bindi otobüse... ne zaman ağlayacak olsa ağlamamak için dudaklarını ısırırdı sürekli… o an da öyle yaptı….Alnının tam ortasındaki damar be..
MB’ da birinci yılım… öyle böyle derken bir yıl doluvermiş işte… saatler… günler… aylar… yaz bulutları gibi.. bazen hiçbir iz bırakmadan hafifçe geçti zamanın üzerinde renkli bir tablo gibi... bazen ç..
Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanı seçilmesinden önceydi...Özel bir televizyon kanalıydı izlediğim.Nuriye ATABEY'İN sunduğu"GÜNDEME DAİR" adlı programda Abdullah GÜL'ün Colin POWELL'le yapt..
"Ben; hiç yalnız kalmadım... Kalabalık bi ailede yere atılan yataklarda Yan yana, baş başa, el el..