“Yani şimdi bu eski ayna parçası, ben nasıl görüyorsam onu mu bana gösterecek demek istedin babalık? Yanlış anlama, eski yakılmış granit sözler bunlar. Bana söyleyebileceğin veya verebileceğin başka b..
Kentin eski sokaklarının birinde, kapısında küçük ziller, bir merdiven altı, eski bir dükkandı mutluluk satıcısının dükkanı. Sabahları kuşluk vakti dükkanını açar, ardından ortalığa çeki düzen vermede..
Son zamanlarda karamsar yazılar yazdığımın farkındayım. Aslında bunun zaman verdiğim her işi ciddiye almak istememle ilgili olduğunu söylemeliyim. Yazmak gibi, mesela. Oturup birbirinden neşeli ..
Aslında yaşanan onca acılar varken edebiyat ilgili bir yazı yazmak hiç hoşuma gitmiyor. Ama bazen de şunu söyleyebilmekte sanırım sır; sorunlara duyarsız bir edebiyatın renkli gemi direklerine de bir ..
“Ne yapıyorlardı o insan çocuklar senin yanında kınalı kuzu?” “Sert kulak, saçmalama lütfen. Daha çocuk onlar.” “Belli oluyor. Oranı buranı oynayıp duruyorlardı.” “Süt sağmaya çalışıyor..
Herkes; Gitti mi gider, aşkları yüreklerinde Aşka inanmayan, acısını bilen de Acısını bilmeyip inanan da Sonunda. Eşit dağıtılmamıştı zaman. Paylaştıkça azalan. En ağdalı..
Köylerinde elmas madeni bulunduğunda daha sekizindeydi. On sekizinde, beşinci bebeğini de ölüme zamansız vereceğini bilerek taşıdı dokuz ay daha. Sırtında eksilmeyen kırbaçlarla topraktan tek taş çıka..
Bakkaldan çıkan işçi Mehmet, ‘Salih amca yarım kilo da helva ver, unuttum bak,’ diyerek geri döndü. Bakkal helvayı tartarken sordu: “Mehmet, ne zaman bitiyor inşaatın işleri?” “Bugün yarın ..
Ne ağlatmak ne güldürmek, Sudan kağıda geçmek. ***Zalimdi zaman. Bizi kaybedenlere yaz… …'Hayat, devrik cümlelerde yaşamaya çalışanlara yağdırırdı kara yağmurlarını. Onlar, bu..
Mermi hızında düşünebilendi vuran, Mermiyi kitaplardan bilirdi vurulan, Göz göze geldikleri o an, Gözkapaklarını kırpmadan vuran, Yolda gelen, havayı ok gibi delen, Mermi..
Ateşten denizleri mumdan gemilerle geçmeye" benzer hayatımız. Mutlaka mavi gökyüzü görünecektir. Gid..