Birçok adamın, kafasını kurcalayıp durur şu soru: Kadınları anlamak mümkün mü? Cevap veriyorum: Erkek bakış açısıyla, hayır! Kendini onların yerine koyup empati yaparak, evet! Yeryü..
Nasıl bi psikolojidir anlamam doğrusu. Adam yürüyen merdivenlerde yürüyor! Kadın aynı yerde koşturuyor! Nedir bu acelen? Hayata çok mu geç kaldın? Her şeyinde çok dakiksin de... Bi bugün mü..
Nedendir bilmem. Kazar dururuz birbirimizin kuyusunu. Eşelediğimiz yerden su mu çıkacak? Yo-ook! Kanalizasyon işlerine belediye yetişemedi de, bizden yardım istemeye mi başladı? Ne münaseb..
Kadıköy Söğütlüçeşme’de, metrobüs durağındaydık. Hafiften çiseliyordu yağmur… Ufak tefek, tombulluğu ona ayrı bi sevimlilikle hafif de komiklik veren, 20’li yaşlarında, muhtemelen üniversite öğrenc..
Onun adını,”Kitap adam“ koydum. Kısacık cümlelerle, yazılabilecek en sade yazıları yazmış. Tematik yazarlığın en güzel örneklerini vermiş Sevgili Süleyman Ekim; “ Kitap Okurken Vurun Beni “ adlı 1..
Yürümekle koşmak kadar, durmasını da bilmeli kişi. Bazen yavaş yavaş, bazen de aniden… Duruma göre yani… Refleksleri zinde olmalı, dur!, deyince iç sesi; olduğu yerde kalmalı; boşadır bazen imkansı..
Her zamanki İstanbul sabahlarından biri… Koşuşturmanın, acelenin bini bir para… Saat 8-8.30 suları… Zincirlikuyu durağında, onlarca kişi metrobüs kuyruğunda… Onca kalabalık arasında, 25-30..
Sanki bu ülke saf değiştiren, partisini bırakan, güçsüzken güçlünün yanına kurulan siyasetçi modeliyle ilk kez karşılaşmış gibi; ağzı olan, Tuğrul Türkeş’e saydırıyor! Yakın siyasi geçmişim..
İki yönlüdür siyasetin yalan yüzü. Birinci yönü, her an yalan söyleyen, sıktığı palavralardan nemalanmaya çalışan, politikayı yalnızca yalancılık sanan; güdük, kişiliksiz insan modeli üretir. İkinc..
Gurme gibi yaşamalı hayatı… Yeryüzünün tüm lezzetlerini keşfederek… Ağzına sağlık, ruhuna bereket bir yaşam metodu geliştirmeli kişi... Yemesini, içmesini bilmeyen, bi nevi boşa geçirir ömrü… Made..
İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler veTanıtım, A.Ö.F. Adalet Yüksek Meslek ..