Yoğun bir gündü benimkisi. Sabahtan annemin bana anlattığı rüyayla belliydi günümün sallantılı geçeceği. Normalde rüyaların vermiş oldukları anlamları benimsemem. Ama günün sonunda annemin bana sabahk..
İyiyi ve kötüyü anlamak için insanların gözlerine bakmak yeterli.. Gerçekten en iyi oyuncu da olsa gönlünde sakladığı güzellikleri veya olumsuzlukları saklayamaz..Birçok insan iyimserliği küçümser..
Vakit geç oldu.. Biliyorum ama yazmalıyım.. İçimdekileri dökmeliyim..Yalnızlıklar, ayrılıklar soğuk bir kış mevsimini anımsatıyor bana.. Takvim yapraklarının hangi ayı gösterdiğinin bir önemi yok..
Odamdayım. İçimdeki huzursuzluğu hissediyorum.. Huzursuz olduğum zamanlarda dua okurum.. Ve birde şiir..Şiir; kelimelerle oynanan bir ses oyunu..Şiir, zor olduğu kadar, dinleyenin ruhunu..
Bazen yeni bir sayfa açmak gerekebilir. Eskiye dair ne varsa zihnimizin içini bulanıklaştıran, içinde bulunduğumuz durumu daha da çıkmaza sürükleyen sayfaları yırtıp atmalı. Kapatmamalı eski defterle..
Hayat çoğu zaman hayal kurmanıza izin vermez.. Yapmanız gereken işler vardır.. Hayal ettikleriniz için gitmeyi belkide çoğu şeyi arkanızda bırakarak hayallerinizin peşine takılmayı aklınızdan geçirmiş..
Mutluluk; yayan sözcüklerin içinde salınırken, boğucu sohbetlerin içindeyken, yaşamın bir ucunda bilinciniz hiç sizi bırakmaz.. İçinizdeki öze dürüst olmadığınız sürece, maskeleriniz sizi yalnız bı..
Gün bitince hayatım birçok hayata değecek, Güneş batarken iyi kötü sayısız iz bırakacak, Bende hep bunu ister, bunu dilerim, Hayatım başkalarına değerek çoğalsın diye...Bu şiirin ş..
Duygularımıza kilit vurduğumuz anlar, belki kendimize bile söylemeye çekindiğimiz ne kadar çok gerçeğimiz var derinlerde , söylemeye korktuğumuz ne çok şey var..Ahmet Altan Kırkıncı Oda şiirinde ..
Hepimizin bir iç sesi vardır. Bazen coşkulu, bazen hüzünlü, güçlü ya da yorgun çıkan bir iç ses.. Bazen iç sesimize kulak tıkayıp, başka ritimlere bırakıyoruz ruhumuzu.. Kendimizde olmayanı arıyoru..