Bayram tatili fırsatını değerlendirip, Kapadokya’ya giden bir tura kaydımızı yaptırdık. Kış mevsiminde İç Anadolu bakalım bize nasıl sürprizler hazırlayacaktı. Turların Anadolu yakasındaki kalkış dur..
Öğle yemeğini açık büfe sabit fiyat olarak anlaşılan bir yerde alel acele giyip, kahvemizin yarısını montlarımızı giyerken içtikten sonra, tekrar düştük yollara, Kapadokya’nın güzelliklerini görmeye..
Güzel bir uykudan sonra dinlenmiş olarak kalktık. Ama ne yalan söyleyeyim biraz daha uyuma imkanım olsa hayır demezdim doğrusu. Balon turuna katılacak arkadaşların saat 6:00 ‘da otelden ayrıldıklarını..
Uçhisar Kalesi Kapadokya bölgesinin en önemli seyir noktalarından birisi, zirvesi. Kaleye doğru yol alırken görünümü ile hayranlık uyandıran Kale yaklaştıkça heybeti ile görsel bir şölen oluşturdu. <..
Ve sayılı gün göz açıp kapayıncaya kadar geçti, geldik tatilin son gününe. Hem Kapadokya’dan ayrılmanın hüznü, hem de birçoğumuz için tatilin bitişi anlamına gelen bugün otelden ayrılışta bir sessiz..
Ne zaman bu yaz Bodrum’a gidelim desek, armudun sapı üzümün çöpü misali bir bahane bulur ve vazgeçerdik. Yaz aylarında Bodrum’da yaşanan kaostu bizi vazgeçiren. Şubat’ta yakalanan fırsat ile sakinlik..
Havanın güzel olmasını fırsat bilip, eşimin doğum gününü bahane ederek Ada’da bahar havası almaya karar verdik. Ama bu sefer rotayı değiştirecek ve Büyükada’ya değil Heybeliada’ya gidecektik. Plansız..
Sabah kahvaltısından sonra Riva deresi kıyısında keyifli bir gün geçirmek üzere düştük yola. Madem Riva’ya kadar gelmiştik o zaman önce bu sahil kasabasına da uğradık. Yaz aylarında dönüştüğü curcunad..