Akıp gidiyor hayat. Sürekli akıp giden bir ırmak gibi. Hayallerimiz var kırpıp kırpıp yıldız yapıyoruz. Ağzımızda bal gibi bir türkü, ellerimiz cebimizde; havada dolaşan ıslığımızın sesi. Sokağın köş..
Doğmasaydım; gökyüzünün mavisini, o mavilikte uçan kuşları göremeyecektim. Lacivert denizleri, o denizlerin içindeki balıkları, ağaçları , güneşin doğuşunu bilemeyecektim. Sabahları ibadet eden, ..
Ben Ankara’da üniversiteli bir çocuktum. En çok Mustafa Kemal koktuğu için severdim Ankara’yı. Fakirdi babalarımız, ayağımızda hep aynı bot , sırtımızda aynı palto. Ama aşkla seviyorduk vatanı, bağ..
Biri 3 diğeri 2 yaşında. Birisinin ağzında emziği diğeri ağlamakta. Çocuk akıllarıyla anlamışlar giden babalarının gelmeyeceğini. Peki gelmeyen babalar nereye gider? Bas şimdi ağlamayı, cevabı yok ki..
Yazdan geriye ne kaldı? Ödenmemiş bir borç gibi kalakalmış yaşanmamışlıklar kaldı mesela. Şimdi şehir kalabalık, kalabalıklar akın akın düşüncelerini taşıyor oradan oraya. Ve o şehir kalabalıklarını ..
Olmadık işlerin olduğu ülkemde bu da oldu. 29 Ekim kutlamalarında Cumhurbaşkanlığı davetine bir Amerikalı aktörüde çağırdılar. O da geldi. Elleri ceplerinde, Amerikalı duruşuyla geldi. Herkes elini s..
Dünya yaşanılası bir yer olmaktan çıkacak, demedi deme! Şu yediğin ekmek, dişlediğin elma, içtiğin çorba hormonlu da olsa bunu da bulamayacaksın. Elin oğlunun gözü dönmüş. Kendi evini bombalayıp so..
Hayat çoktan seçmeli bir sınav, takıldığın soruyu geç sonra dönersin. Yaşamak, tek tek yaprakları dökülen bir ağaç biraz da. Dökülen her yaprakta geçtiğimiz bir sınava seviniyoruz. Peki ya geçen yıl..
Yeni bir yıl daha gelmiş. Diğeri ne çabuk eskidi , yazık! Hani, ‘’biraz daha kalsaydın, daha vakit var ;gitme, benimle kal!’’ dediğimiz eski yıl olmuyor nedense. Yıllarda çok çabuk eskiyor, sıkıl..
Nasıl da eriyor karlar. Hala, ısınan havaya direnerek birbirlerine sokuluyorlar . Kuşlar’’ bu kış da ölmedik’’ diye şarkılar söylüyor. Bahçedeki tanıdık kediler yok oldu. Kimini köpekler, kimini soğ..