İyice çocukluğuma iniyorum, düşünüyorum, deşeliyorum… Ihh, bayramlara ilişkin kötü bir anı bulamıyorum… Babası bayram namazından dönerken sıcacık ekmek alıp gelen, neşe içinde kahva..
Çaktırmadan birkaç gün bir yerlere kaçtım; öyle deniz, güneş, kum falan değil, babaannemi görmeye gittim, halamın bahçesinde yıldızlara kadeh kaldırdım, falan… Bahçeden az önce toplanan bi..
Herkesin en sevdiği ay doğduğu ay mıdır, bilemiyorum, lakin en sevdiğim ay cidden Eylül ayıdır! Belki, İzmir gibi pek sıcak bir ilde en dengeli ay olduğundandır; güneş sıcacıktır ama yakma..
Bir başka heyecanla kalkardık yataktan, havanın durumuna göre ya köylü kızı kıyafetlerimizi giyecektik ya daha püfür püfür mini etekli, kolsuz elbiselerimizi; gerçi biz hep ipek gömlek üstüne işle..
Pazar sabahı, şöyle az biraz gerinerek yataktan kalkma zamanı, hani çalar saatin sesi zıplatmadan diyeceğim de, diyemiyorum: Kim bilir benim gibiler de vardır! Keyif olsun diye saatin ayarını bozmazdı..
Bir-iki haftadır kıvranıp duruyorum, desem mi, demesem mi diye… Dayanamıyorum ve diyorum ki: Savaşları hiç anlamadım ben! Tarih derslerini de hiç sevemedim zaten! Bir-iki hafta..
Havalar İzmir’de dahi geceleri serinlemeye yüz tuttu, güzel bir sonbahar gecesi, mesela, bu gece; “ilk’i” de, “Son’u” da güzeldir baharların ya zaten… “Bahar” deyince ilk aklıma gelen “Arap..
En başından itiraf edeyim: Acayip yorgunum! Ayaklarım zonkluyor resmen (Etil alkol ispirtoyu pamuk üstüne döküp, gözden çıkarttığım bir terliğin içine yerleştirip, ayaklarıma geçirmem gerek)! ..
Bir değişiklik olsun istedim bu Pazar, rastgele iki şiir seçtim; aslında şehit haberlerini aldıkça “Şehidimin Anası” şiirine elim gitti-geldi… İçim kaldırmadı… Neyse… ****..
Garip bir ikilemdir; doğum ve ölüm hep bilinen gerçeklerdir, lakin bilmekle anlamak arasında ince bir çizgi var; ya da metabolizmanın yaşamsal savaşına ters düşen ölüme karşı aldığı bir gard mıdır ..