Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Eylül '11

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Aşıklar en çok kendilerini kandırılar!

Bir değişiklik olsun istedim bu Pazar, rastgele iki şiir seçtim; aslında şehit haberlerini aldıkça “Şehidimin Anası” şiirine elim gitti-geldi… 

İçim kaldırmadı… 

Neyse…

******  

Aşıklar en çok kendilerini kandırırlar!

 Ha hançeri almışsın eline

Ha bakamamışsın yüzüme,

Yapma yar

İçim daralıyor!

 

Ne elin sıcak

Ne gözlerin;

Kızgınlıktandır diyorum sözlerin,

Laf…

 

Kandırmaktayım hali hazırda,

Aşkta hala yeni yetmeyim;

Koy bak elini göğsüme

Parça pinçik atmakta,

Heyecanla korku hala bir arada;

Vazgeçmeye henüz hazır değilim!

 

Hançerine de

Işıksız gözlerine de

En kolay bahaneleri bulabilirim!...

 

Bilmez misin yar

Aşıklar

Bahanelerini ceplerinde taşırlar!

 

Cephaneler aşktan geçenlerin ellerinde,

Kırk kat bahaneler diğerinde;

Sonu belli bir oyunun

Uzatmalarıdır sadece… 

 

Gülgün Karaoğlu

Şubat,21/10

 ******

Bu gece şiir gecem!

 

Öyle bir yerdeyim ki;

Ne geçtiğim yollar utandırır

- dahi geçeceğim yollar utandırsalar da

kızarmayacaktır artık yüzüm!

 

Korkuların baş belalısının kaygılar

- kaygıların da kompleksler olduğunun ayırdındayım -

Çok şükür!

 

Utanmak;

Güvensizlik bu saatten sonra!...

 

Aşık da olabilirim kör bir dilenciye,

- Kör bir dilenci yakıştırmamasını öğrendiğim andan itibaren-

Aşık olmaktan mı utanacağım,

Peh!...

 

İyi kızlar sevişmezlerdi bir zamanlar,

Evlenince kötü kız mı oldular,

Sevişmek mi belaydı

Kızların pembe tenine yapışan,

Korkuları mıydı gür bıyıklı adamların

Bir başka kol daha mı bir güçlü sarar?

 

Aşkların ve dahi meşklerin

Maskeler altında ezildiğine tanık olduktan sonra,

Hani o bıçkın erkeksi tavırlar ki

Bir başka hemcinsinin atağından korkar;

Korku ki bir baş belasıdır

Seven ne kelime, sevilen payı daha çok almaktadır!

 

Pembeler şarabi kırmızıya kolayca geçiyor

Ve

Kan kırmızısı ateşler

Şehvetli sevişmeler neticesinde

Kor bir ateşe dönüşüyor ki;

Düştüğü yerde yangın!

 

Yangınlara da alışıyor insanlar...

 

Düşen kor

Bir pembe geceliği yakıyor - mesela-

Pembecik bir kız doğuyor bir ara

Lohusa şerbetleri

Kızılcıklara bırakıyor yerini

Sakin...

Usul...

 

Zaman törensel geçidinden memnun...

 

         …

 

Öyle bir yerdeyim, tüm naif duyguların örselenmiş hallerini

Ve dahi örselenen tüm çocuksu duyguların ihtiyarlayıp,

Ölme hallerini bilmekteyim...

 

Beden ölmeden...

 

Ne mutlu son!

 

Hangi gür bıyık asabilir darağacına

Ve hangi dudaktan dökülecek bir veda ürkütebilir?

 

Hesap vermekten korkar bir tarafım da kalmadı!

 

Hoş,

Yaşadıklarıma bakılırsa,

Pek de hesap vermiş değilim;

Babam, anam dışındakileri artık saymıyorum,

Bir oğlum var,

Az kaldı

Hesabını kendi ile yapacağı zamana?

 

Öyle bir yerdeyim ki;

Bir Ahmet Kaya şarkısında vardı, sözler kime aitti,

Öyle bir yer

Aynı ya da ayrı?

 

Hani çok gençlik yıllarımızda

Çiğliklerimiz vardı, sonradan ayırtına vardığımız,

Sevgi adına hırpaladıklarımız,

Hattı zatında sevgi sanarak yerle bir edilene dek yıpratıldıklarımız;

Ki, en çok da onlardır bize koyan,

Terk ettiğimiz

Ya da

Terk edildiğimiz sevgililerimizden ziyade!

            ...

 

Öyle bir yer ki:

 Korkular kaldırılıyor bir kenara

Altından çıkan kaygılar

Süpürülebiliyor ve bir enkaz ki

Komplekslerimiz dikiliyor karşımıza!

 

Ya geriye alacaksın

Ya atacaksın!

 

Ya enkazla yaşayacaksın

Ya çöpe atacaksın!

   …

 

Öyle bir yerdeyim

Öyle bir kendimdeyim!

 

Mehmet Akif Ersoy’dan

Muhteşem bir dize:

 

“Hangi çılgın bana zincir vuracakmış, şaşarım”!

 

 Gülgün Karaoğlu

Kasım,25/08

 

 

gulgun_2006@hotmail.com

 

http://twitter.com/Gulgunkaraoglu

 
Toplam blog
: 1269
: 1343
Kayıt tarihi
: 18.09.07
 
 

İzmir, 1963 doğumluyum. Dokuz Eylül Üniversitesi İngilizce bölümü mezunuyum ve özel bir şirkette ..