Değerli üye “Cem Beraat Çamsarı” arkadaşımız yazmasaydı, ben de yazamazdım değerli dostlar! Neden, derseniz utangacımdır, ince ruhum pek kırılgandır! (Reddedilmeye gelemem!) Ama ne tesadüf..
Dötlerindeki pampers’e bakmadan annelerinin topuklu ayakkabılarını giyerek şöyle bir salınırlar aynanın karşısında… Fırsatını buldular mı oje, allık, rastık, rimel, mimel… Artık ne bulurlarsa işte…..
İnsan gülerken “zekâsını”… Beğenisiyle “kalitesini”… Kötü havalardaki tavırlarıyla da “naturasını “ belli eder, dostlar. Kabul edersiniz ki “güleç yüzlü” olmak başka, ota moka” kıkır..
Üyedir bu sonuçta… Kafasının tası atmış olabilir! Çöküp klavyesinin başına; “Şu şöyledir de bu böyledir” diye (Hem de isim vermeden) birilerine bindirmiş olabilir! İster “Yunus’tan” tırtıklasın, is..
Anadolu’da beklenmedik bir icraat olduğu zaman sonuca falan bakmazlar da, “Mala, davara bir faydası var mı?” diye sorarlar adama! Kabul etmek gerekir ki, önemli olan budur, o coğrafyada!
Ne dersiniz? Var mıdır, aramızda böyleleri? Hani yani yukarıdaki yazı başlığını hak edecek birileri? Yoktur, değil mi? Yoktur elbette… Adları neden bilmem “vefasıza” ç..
“749071 numaralı tembel blog üyesi, yazı başlığını bir güzel kondurmuştur ama lafın devamını getirmekte zorlanmaktadır! Şimdi tutup da ‘ Vay beee! Dile kolay; 1255 Blog yazıp 7896 yorum almışım…’ d..
Vallahi bende de öyle… Şaapmaktan soluk alamıyorum ki yazayım! En son yazıyı 1 Temmuz günü yazmışım! Aradan neredeyse 4 ay geçmiş… Bende tık yok! Yuh valla! <..
“749071 numaralı blog üyesi; yani efendim bu satırların vefalı yazarı aldığı bazı duyumlar neticesinde hemen harekete geçer. Facebook denilen o acayip sitede, ‘ Vefasız M.Blog’un cefakâr emekçiler..
Gecenin bir yarısı yazıyı yayına vereceksin… Sabah kalkıp işe gideceksin… Akşama kadar düşün babam düşün… Sildiler mi acaba yazıyı editörler? Onayladılar mı, onaylamad..