Bugün prensimin doğum günü...İyiki doğdun teyzeciğim...İlk doğduğun gün geldi aklıma.99 kışıydı. Kar yoktu ama , keskin buz gibi bir hava vardı.O soğukta Ankara 'ya gelme ihtimali, normal..
Çağlar boyunca aşk, insanların politik taraflarından özgür bir şekilde yaşandı. Demir perde ülkeleri, kendi bayrakları altında yaşamaya ve liberalleşmeye başladıklarında duygusal sistemleri de değiş..
Düşünebildikçe insan, kıskanç, hazımsız, samimiyetsiz, art niyetli, duyarsız, sevgisiz...Yaptığı her davranış karşılıklı.... Sen iyiysen iyi, sen kötüysen kötü...Kimse menfaatsiz, karş..
Umut ve sevgi dolu, mutlu bir sandaldı yüreğim...Sakin, dingin, huzurlu nehirlerde usul usul yüzen...Doğanın tüm duruluğuyla dost, arkadaş.Büyük, kirli, derin okyanuslardaki savaşlar..
İyi eğitimli, ekonomik özgürlüğünü almış, hayat standardı yüksek, ne istediğini bilen günümüz kadınları ‘’adam gibi adam ‘’bulamamaktan şikayetçi ne yazık ki...Çünkü çağı yaşıyorlar ve dünyanın..
Büyüdükçe incitiyor hayat insanı, yaralıyor...Umutlarını , hayallerini söndürüyor. Sevdikçe, değer verdikçe, paylaştıkça, yakın oldukça uzaklaşıyor senden, yalnızlaştırıyor seni...Tanıdık..