“Türkiye’den ayrılan 1.500 PKK’lı Suriye’de, Esad’a karşı savaşıyor.” (Milliyet, 29 Nisan) Kim söylüyor bunu? Dünyanın en saygın ve ciddi gazetelerinden İngilis Times! Türki..
Beşşar Esad, isyancıları, İsyancılar da devlet güçlerini “kimyasal silah kullanmakla” suçluyor! Peki, hakikat ne? Kimyasal silah kimin elinde var? Her iki tarafta da..
Güya, 2 senedir, 7 düvel saldırıyor... Yani 7 düvelin maşaları, işbirlikçileri, Kaideciler, Nusracılar ... falan! Ama rejimin dişlerini sökemediler... Esad onlara kök söktür..
Daha Mayıs ayı girmeden manşetler, başlıklar, ekranda kayan yazılar: Suriye’nin geleceği 16 Mayıs’ta şekilleniyor... Esad’ın akıbeti 16 Mayıs’ta belli olacak... Ne varmış 16..
Anlaşılan, Amerika, Esad’dan kurtulayım derken daha beterinin geleceğini gördü! Birbirleriyle bağlantılı terör örgütleri olan El-Kaidelerin, El-Nusraların Suriye’yi ele geçireceğinden ve bu..
Aylardır konuşulan ziyaret gerçekleşmiş, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı gelmiş, meşhur 16 Mayıs görüşmesi yapılmış ve basının karşısına çıkılmış! Türk gazeteciler, Suriye’yi sordukça, Amerik..
İki haftada gidecek, demişlerdi... Olmadı! Hadi, iki aya çıkaralım, dediler... Yine olmadı! Esad, ne iki haftada, ne de iki ayda gitti! İki değil, yüzlerce h..
Olur olur! Bu âlemde olmaz diye bişey olmaz! Nasıl olur? Şöyle: Amerika, dünyada kiminle savaşıyor? “İslâmcı terör örgütü”dediği El Kaide’yle! Newyor..
“Obama’nın en önemli konuşmalarından biri”... Milliyet’in, 25 Mayıs tarih ve Pınar Ersoy imzalı haberi, Obama’nın konuşmasını böyle niteliyor. Konuşmada ve haberde hakikaten çok öne..
28 Mayıs akşamı, Habertürk’teyiz. Üç partinin milletvekilleri, “Suriye” meselesini tartışıyor. CHP ve MHP temsilcileri, “Suriye’de dökülen kan Müslüman kanı... Orada Müslüman Müslüm..